26 Ekim 2009 Pazartesi

Fenerbahçe: 3 - Galatasaray: 1


Şarkılar: Allah versin, mor menekşe, çalgıcı karısı binnaz.
Lazer şov: Hep destek, tam destek. Burası Kadıköy, buradan çıkış yok.
Karton organizasyonu: No way out.
Reklam panolarındaki ekstra aydinlatmalar.
Afişler: 'Ne aslanı, güldürmeyin adamı. Bildiğin bukalemun :)"

Maç öncesi Arda'nin kışkırtmaları ile gerilen ortam, harika tribün etkinlikleri ile başladı. Ama eğer Arda, Türk milli takımının yıldız futbolcusu olmak istiyorsa rakip takımların da saygısını kazanmalı. Hem bu maçta, hem de geçen sene Ali Sami Yen'de yaptıklarından sonra Tük milli takımının yıldız futbolcu falan olamaz, Alex'in tırnağı dahi olamaz.
Maçın başında kontrolü eline alan Fenerbahçe'miz bir gol bulmuş ancak auttan döndüğü gerekçesi ile sayılmamıştı. Ancak yine de sürekli bastırıyorduk. Forvette Kazım, Güiza'dan daha iyi top tutuyor, arkadaşlarına güzel toplar indiriyordu. Yine defanstan gelen uzun bir top ile atağa çıkıyor, Kazım'ın Vederson'a indirip içeri kesilen topta R.Carlos'un üzerinden atlaması ve Alex'in plasesi ile 12. dakikada golü buluyorduk. Bundan sonra Alex ve Kazım haricinde defans yapıyor, uzun toplar ile Kazım'ı kaçırmaya çalışıyorduk. Ancak hakem Bünyamin Gezer'in faul olmayan pozisyonlara faul çalması taraftarı çıldırtıyordu. Buna rağmen yine de pozisyon üretiyorduk. Alex'in plasesini Leo Franco parmaklarının ucuyla kornere çeliyor, Lugano'nun kafa vuruşu direkten auta gidiyordu.

İkinci yarı aynı disiplinle oyuna çıkıyor, yine rakip yarı alanda yapmış olduğumuz baskı sonrası kapmış olduğumuz baskı sonrası penaltı geliyor ve bence kırmızı kart olması gereken pozisyon sarı kart ile cezalandırıldıktan sonra Alex ile 2-0'ı buluyorduk. Bu pozisyondan sonra maalesef oyunu tutmakta ve soğutmakta zorlandık. Hatta Volkan hemen havaya girerek Gökhan Gönül'e rakibin üzerinden aşırtma pas atmaya çalışıyordu. Bu ciddiyetsiz hareketin sonunda rakibe taç veriyor, ardından kornere çıkan topun dönüşünde golü kalemizde görüyorduk. Maalesef bir anlık rehavet golü getiriyor, bu dakikadan sonrası biraz stresli geçiyordu. 72. dakikada Kazım oyundan alınırken onu alkışlayacağım hiç aklıma gelmezdi. Ancak Keita'nın Roberto Carlos'a sağ kroşesinden sonra kırmızı kart görmesi hepimizi rahatlatıyordu. Hemen ardından oyundan çıkan Alex, kaptanlık bandını Emre'ye veriyor, böylelikle bir Galatasaray maçında Emre kaptanlık bandını takmış oluyordu. Hemen ardından Güiza boş kaleye kafa vuruşunu kaçırıyor, ancak maçın son saniyesinde topukla attığı gol ile skoru tayin ediyordu.

STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Bünyamin Gezer, Serkan Gençerler, Tarık Ongun
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Bilica, Lugano, Roberto Carlos, Mehmet Topuz, Cristian, Emre, Vederson (Selçuk dk. 90+1), Alex (Dos Santos dk 76), Kazım (Güiza dk. 72)GALATASARAY: Franco, Sabri, Servet, Gökhan, Hakan, Ayhan, Mustafa Sarp, Keita, Elano (Aydın dk. 82), Arda (Kewell dk. 57), Baros (Nonda dk. 5)
GOLLER: Alex (dk. 12 ve 53 Pen.) Güiza (dk. 90+2) (Fenerbahçe), Hakan (dk. 56) (Galatasaray)
KIRMIZI KART: Keita (dk. 74) (Galatasaray)
SARI KARTLAR: Keita, Franco, Nonda, Ayhan (Galatasaray), Roberto Carlos (Fenerbahçe)

6 Ekim 2009 Salı

Efsanelerin buluşması: Lefter ve Alex



Eğer Fenerbahçe TV'de bu buluşmayı seyretmediyseniz okumanızı tavsiye ederim. Ama denk gelir de Fenerbahçe TV'de görürseniz izlemeden geçmeyin derim. Ben izlerken gözlerim doldu. "Ben, 10 numaralı formayı emaneten giyiyorum. 10 numaralı forma her zaman Lefter'indir." diyen Alex, sadece futboluyla değil gönlüyle de ne kadar büyük olduğunu gösterdi.


Sambacı, Ordinaryüs'ten el aldı


Ercan SAATÇİ

Çok değil, bundan bir hafta kadar önce Fenerbahçe Kaptanı Alex De Souza, Fenercell adına taraftarlar ile chat yapmıştı. Yaklaşık bir saat süren bu organizasyonda bir taraftar, “Fenerbahçe’nin efsane isimleriyle tanıştın mı?” sorusunu yöneltmiş, Alex de, “Lefter ismini çok kez duydum. Onunla tanışmayı, konuşmayı çok istiyorum” cevabını vermişti.

Ben ‘Bu buluşmayı mutlaka organize etmek gerek’ diye düşünürken Ertuğrul Özkök aradı... Ertuğrul Bey, bu kadar karmaşık gündemin içerisinde Alex’in bu isteğinden nasıl haberdar olabilmiş bilmiyorum ama bana, “Bu buluşmayı organize edebilir misin?” diye sorduğunda derhal konunun üzerine atladım... Hemen Fenerbahçe’nin Brezilyalı oyuncularının tercümanlığını yapan Samet Güzel’i aradım. Takım halinde Galatasaray’ın Panathinaikos ile yaptığı maçı izliyorlardı. “Böyle bir buluşmayı organize etsem Alex ne der?” diye sordum... Alex, “Çok sevinirim” diye yanıtladı. Fenerbahçe Başkanı sayın Aziz Yıldırım’ın da izni ve desteğiyle, FB TV Genel Müdürü İhsan Topaloğlu ile birlikte bu tarihi buluşmayı organize ettik. Buluşmanın gerçekleşeceği kesinleşince nasıl bir heyecana kapıldığımı bir ben bir de Allah bilir. Düşünsenize, bir yanda çocukluğumdan beri çıplak gözle hiç izleyememiş olmama rağmen, kalbimin en müstesna yerine oturttuğum efsane Fenerbahçeli Lefter Küçükandonyadis, diğer yanda şimdiden Fenerbahçe tarihinde yerini almış bir futbol doktoru Alex De Souza... İnanın böyle bir ikilinin arasında olmak her Fenerbahçelinin hayalidir. Özellikle bu meslekte olup da böyle bir buluşmayı ilk kez siz gerçekleştiriyorsanız, nabzınızın tavan yaptığına ve vücudunuzun her santimetresinin mutluluk hormonlarıyla kuşatıldığına şahit olursunuz.İşte böyle bir ruh haliyle, gazetemizin usta fotoğraf sanatçısı Sebati Karakurt, Hürriyet Spor Servisi’nden deneyimli Fenerbahçe muhabiri Sadi Kemal Yaşar, FB TV’den Fatih Demirkol, kameramanlar Onur Akkuş, Atakan Gürses ve Fenerbahçe Dergisi’nden Tolga Ovalı ile Kalamış Marina’da buluştuk. Bir süre sonra Alex de Souza ve kızımın hâlâ futbolcu sandığı tercüman Samet Güzel de geldi. Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi sevgili dostum Ömer Temelli’nin girişimiyle, Cengiz Yalçın’a ait “Melis” isimli tekneye bindik. Ve kaptan Turgay Çakır bizi 40 dakika sürecek Büyükada yolculuğuna çıkardı. Kafamda, Alex’e Lefter ile ilgili sorulacak sorular oluşmuştu ancak Lefter’e sorulacak sorular konusunda biraz endişeliydim doğrusu. Büyükada’da bizi bekliyordu ancak bizi nasıl karşılayacağını tam olarak kestiremiyordum...Yol boyunca Alex’e Lefter hakkında sorular sorduk. Kaptan, “Gittiğim her kulüpte, o camianın efsane olmuş isimleri ile tanıştım. Buraya geldiğimde Lefter ve Rıdvan Dilmen’in isimlerinden bana çok bahsettiler. 100 yıllık tarihi olan Fenerbahçe’nin böylesine önemli ismi ile tanışmak bana gurur verecek” yorumunu yaptı. Alex’e, ziyaretine gittiğimiz Lefter’in de 10 numaralı formayı giydiğini hatırlattık. Bunun üzerine, “Ben bu formayı ödünç olarak giyiyorum. O bir efsane, bundan mutluluk duyarım” cevabını verdi. 6 yıldır giydiği forma altında istatistikleri altüst eden Alex’e, “Sen de bir efsane oldun. Tarih seni de yazacak” dediğimizde ise şunları söyledi: “Kaldığım süre içinde yaşatabileceğim her şeyi yaşattığımı düşünüyorum. Futbolu bırakıp gittiğimde sevgiyle anılırsam, Türk kültürüne adapte olup benimsendiysem, bu beni çok mutlu edecek.” Bu sohbet esnasında dikkatimi bir şey çekti; sahada soğukkanlı görmeye alıştığımız Alex inanılmaz heyecanlıydı. “Yaşasın” dedim içimden, demek ki bir tek ben heyecanlı değilim. Efsane Lefter’in nasıl bir ruh haliyle beklediği sorusu ise içimi kemiriyordu... Sohbet devam ederken, Büyükada Vapur İskelesi’ne yanaşmaya başlamıştık bile. Aynı anda adaya gelen yolcuların Alex’i alkışlamasına tanık olduk. Bir süre bekledik ve efsane göründü... 84 yaşındaki Lefter Küçükandonyadis, iki torunu Özcan ile Özlem’in koluna girmiş, bize doğru yürüyordu. Alex derhal efsane futbolcuya doğru koştu ve ona sarıldı. Sonra hep birlikte tekneye bindik.
SEN BENİM ÜÇÜNCÜ TORUNUMSUN
Büyükada’ya yaklaştıkça ‘Acaba efsane Lefter Küçükandonyadis bu buluşmaya nasıl bir tepki verecek’ sorum da cevabını bulmuştu. Lefter de en az Alex kadar heyecanlıydı. Sanki bir filmin mutlu son bölümü yaşanıyordu... İki kızı olan Lefter, büyük kızından olan iki torununun yanında Alex’i görünce, “Sen de benim üçüncü torunumsun” diyerek sıcak bir şekilde sohbeti başlattı. Gülüşmelerin ardından teknedeki masaya yeşil çuhalı örtü serildi. Lefter bu kez, “Poker mi oynayacağız?” diye ortamı şenlendirdi. Alex’in Türkçesinin iyi olmadığını düşünen efsane, “Türkiye good?” diye İngilizce sordu. Alex de gülümseyerek, “Evet” karşılığını verdi. Soru-cevap bölümüne geçtik... Alex o an ne hissettiğini, “İnsanın 84 yaşında bu kadar güçlü durması inanılmaz. Fenerbahçe ve Türk futboluna yaşattıkları için kendisine teşekkür ederim. Yaptığı işler az buz şeyler değil. Nasıl böylesine dinç kalabiliyor, doğrusu merak ettim” diye anlattı. Alex, Lefter ile ilgili düşüncelerini, kelimeleri itinayla seçerek dile getiriyordu. Aynı şekide Lefter de Alex ile ilgili samimi methiyelerini, onun gözlerinin içine bakarak düzüyordu...
SAHADA ONU GÖREMEYİNCE ÜZÜLÜYORUM
Söz sırası Lefter’e geldiğinde, Efsane şöyle konuştu:“Topu ayağına aldığı zaman her şeyi yapıyor. Ben topu aldığım zaman gidiyordum, Alex de gole gidiyor. Eğer genç olsaydım, Alex ile yan yana oynamak isterdim. Verdiği pasları, attığı golleri herkes yapamaz. Rakip takımlar Alex’ten çekiniyor. Onun için özel önlem alıyorlar. Her maçta oynamasını isterim. Sahada onu göremeyince üzülüyorum.” Alex hemen söze girdi; “Ben de her maçta oynamak isterim ama olmuyor.” Lefter’e Fenerbahçe tarihinde attığı golleri sorduğumuzda biraz sitemkâr bir tonla, “Bir dakika” dedi, “Bir düzeltme yapayım; gazeteler yanlış yazıyor. 450 golüm olduğu ifade ediliyor. Yanlış, ben 1500 gol attım.” Bunun üzerine Alex de, “Ben kariyerimi başa alsam, futbola Fenerbahçe’de başlasam, bu rakama ulaşamazdım” karşılığını verdi. Bu sırada Lefter’in 60’lı yıllarda giydiği efsane çubuklu Fenerbahçe forması ortaya çıktı. Ardından Fenerium’un 2009’da piyasaya çıkardığı klasik çubuklu formalar Alex ve Lefter tarafından karşılıklı imzalandı. 45 yıl önceki formayı gören Lefter eski anılarından bahsetmeye başladı. Önce Galatasaray ve milli takımın efsane kalecisi ve yakın arkadaşı Turgay Şeren’e gönderme yaptı:“Turgay’a her Galatasaray maçında gol atardım. Sonra bir araya geldiğimizde daha siftahın yok diye bana takılırdı.” “Yahu daha son maçta bir gol attım” dediğimde, ‘Sen atmadın ki, ayaklarına çarptı’ derdi.”
45 YILLIK FORMAYI ALEX’E GİYDİRDİ
Çubuklu tarihi formasını elleriyle Alex’e giydiren Efsane, “Bizim zamanımızda tekstil bu kadar ileri değildi. Otlu formalar giyerdik. Ne zaman otlu formayı giysem, atlar üzerime gelecek diye korkardım” diyerek yine bir espri patlattı. Sohbet gerçekten çok güzel ilerliyordu, Lefter’in de Alex’in de heyecanı ve keyifleri gözlerine yansımıştı... Alex, üzerine giydiği formayla fotoğraf çektirdikten sonra, “Bu formayı Brezilya’ya götüreceğim ve en güzel yerde saklayacağım. 10 numaralı forma her zaman Lefter’indir. Kaptanlık da forma da benim üzerimde ödünç olarak duruyor” diyerek, Lefter’e olan saygısını yaptığı bu jestle süsledi... Heyecanlandığı için son yıllarda canlı maç izlemediğini söyleyen Lefter’e, “Alex’in en güzel golü hangisi?” diye sorduğumuzda, Alex’in her golünün ayrı güzellikte olduğunu ve onlar içinden en iyisini seçmenin haksızlık olacağını vurguladı. Kendi gollerini sorduğumuzda ise, hiç düşünmeden ve biraz da gururla; “Birçok güzel golüm var. Macarlara attığım gol herhalde en anlamlısı” cevabını verdi. Lefter söze her girdiğinde Alex kulağını tercüman Samet’ten, gözlerini de Lefter’den ayırmıyordu... Kadıköy’de heykeli dikilen ve son olarak Dereağzı Tesisleri’ne adı verilen Lefter Küçükandonyadis, “Ölüp gideceğim, ismim kalacak. Bu benim için en büyük gurur” diye konuştu. Lehçesi ve konuşma biçimi çok samimi ve içten olan Lefter’i sükûnetle dinleyen Alex bir ara üçüncü torun edasıyla Lefter’e güzel bir söz verdi...
ŞAMPİYONLUK KUPASINI ADAYA GETİRECEĞİM
“Şampiyonluk kupasını aldığımızda kupayla birlikte adaya geleceğim. Bu sevinci sizinle birlikte yaşamak istiyorum” dedi. Lefter hemen cevabı yapıştırdı:“Siz şampiyon olun, ben gelip o kupayı kaldıracağım. Omuzlarıma alacağım.” Şampiyonluk, Türkiye Kupası ve Avrupa Ligi için umutlu sözler sarf eden ve “Her kulvarda başarıya koşacağız” diye söz veren Alex’e, Lefter’den bu kez farklı bir yanıt daha geldi:“Söz vermek yetmez. İspatlamak lazım.” Bu sezonun ilk 6 haftasında elde edilen galibiyetleri değerlendiren Lefter, şu yorumu yaptı:“Son maçlarda çok gol kaçırdık. Futbolda bunlar her zaman vardır. Ben olsam kaçırmazdım diyemem. Taraftara mesajım şudur; sabırlı olsunlar. Takımlarını yalnız bırakmasınlar. Şahane bir stadımız var. Her maça geliyorlar. Tribünleri dolduruyorlar. Takımlarına inansınlar, sonuna kadar desteğe devam etsinler.” Artık sohbetin sonlarına yaklaşmıştık. Alex’e dönen Lefter, “Kaç çocuğun var?” dedi. Brezilyalı iki kızının olduğunu dile getirince, “Benim de iki kızım var” cevabını veren Lefter, “İnşallah sen de 85 yıl kadar, hatta daha uzun bir ömür geçirirsin” temennisinde bulundu.Buluşmanın son esprisi de yine Lefter’den geldi. Alex’i alnından öpen Efsane, “Televizyondan izlediğimde çok ufak tefek görünüyorsun. Meğer uzun boyluymuşsun dedi”
ÖZLEM KATMER
Dedemize yetişemedik ama Alex’i kaçırmıyoruz. Bostancı’da oturuyoruz, sık sık dedeme geliyoruz. Alex dedeme ve bize çok mutlu bir gün yaşattı. Onu beklerken bir hayli heyecanlandık. Dedemi izleyemeye yetişemedik ama kombine bilet aldım, Alex’in maçlarını asla kaçırmıyoruz.
ÖZCAN KATMER
Dedem onu çok beğeniyor, müthiş heyecanlandı. Burada inanılmaz dakikalar yaşadık. Dedem, Alex’i beklerken müthiş heyecanlandı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Alex’i bekledi. Her an her dakika “Ne zaman geliyor?” diye sordu. Alex’i çok beğeniyor. Bize Fenerbahçe sevgisini veren bu büyük insanın torunu olmaktan gurur duyuyoruz.
BÜYÜKADALILAR O GÜN ÇOK ŞANSLIYDI
Bu buluşmayı gözlerden uzak yapmaya çalışsak da ada sakinlerinin büyük bir bölümü, canlı olarak izleme fırsatı buldu. Vapurla iskeleye yanaşan birçok futbolsever Alex ile fotoğraf çektirmek için büyük çaba harcadı. Etraftan sürekli “Alex, Alex” sesleri yükseldi. Ancak Alex tekneden inmedi. Alex’in akşam antrenmanına yetişmesi için buluşmayı bitirmek zorundaydık. Saatler 16.00’yı gösterdiğinde dönüşe geçtik. Biz bu buluşmayı gerçekleştirdiğimiz için çok mutluyduk ancak Alex bizden daha mutlu olmuştu. Mutluluğu gözlerinden açık seçik okunuyordu. Dönüşümüzde acıkan Alex, bir yandan Büyükada’dan getirilen İnegöl köftesini bir yandan da, yanından bir an olsun ayrılmayan Samet Güzel’e Büyükada ilgili sorular sordu. Adaya ikinci kez geldiğini söyleyen Sambacı, ilk gidişinde eşi ve çocuklarını bırakıp 5 dakika sonra adadan ayrıldığını da anlattı. Teknemiz Kalamış’a yanaşınca da çok özel bir gün geçirdiğini söyleyerek Samandıra’ya antrenmana doğru yola çıktı.

Kaynak: Hürriyet


Fenerbahçe: 3 - Gençlerbirliği: 0

04.10.2009

Maçtan önce kazanmamız için tüm şartlar oluşmuştu. 8'de 8 yapıp Fenerbahçe'nin tarihine geçmek, Galatasaray'ın mağlubiyeti sonrası aradaki puan farkını 5'e çıkararak milli takım arasına rahat girmek... Galatasaray'in yenilmesiyle tüm taraftarlar gaza gelmiş, takımı her zamankinden daha fazla destekliyordu. Takım da buna cevap vermiş, müthiş bir arzuyla Gençlerbirliği'ne nefes aldırmıyordu. Sadece ilk yarıda benim sayabildiğim en az 6 pozisyonda rakibe 3 kişi ile basıp bu maçı ne kadar çok istediklerini gösteriyorlardı. Emre ve Christian başta olmak üzere herkes rakibe basıyordu. Tamamı bu şekilde geçen ilk yarının 13. dakikasında Alex ile golü buluyorduk. Belki gol pozisyonu zenginliği yoktu ama Fenerbahçe'nin arzusu ve rakibe top göstermeyişi tüm taraftarları memnun ediyordu. Buna karşılık Gençlerbirliği ilk yarının sonlarına doğru sertleşmeye başlamış, ancak bunun neticesinde tribünün beklediği sarı kartlar gelmemişti. İkinci yarıya takım biraz daha kontrollü başlıyor, ilk yarıdaki kadar baskılı oynamıyordu. Gençlerbirliği bu dakikalarda bizim kaleyi uzaktan yokluyor, ama isabetli vuruşlarını Volkan harika kurtarışlarla engelliyordu. Emre'nin çataldan dönen topu da herkese saç baş yolduruyordu. Tam bu dakikalarda Alex sahneye çıkıyor, Dos Santos'un yerden pasında topu ilk kontrol ettiği anda rakibini ekarte ediyor, yakın direğin dibinden vuruşunda kaleci Serdar'ı ikinci kez mağlup ediyordu. Bu andan itibaren tribünler maçın kazanıldığına ikna oluyor ve zafer şarkıları söylemeye başlıyordu. Son dakikada gelen Lugano'nun golü de bu güzel akşamın adeta cilası oluyordu.


Kalecisinden forvete, tüm takım kendisinden bekleneni yapıyor, aksayan oyuncular da Daum tarafından değiştiriliyordu. Bu güzel akşamda her şey olması gibiydi anlayacağınız.


Son söz Alex'e... Bu andan sonra kim bilir kaç tane Fenerbahçe maçı seyredeceğim bilmiyorum, ama inanın bundan sonra bu takıma Alex gibi bir oyuncunun geleceğini düşünmüyorum. Fenerbahçe tarihinde o, gerçekten bir efsane ve ben onu seyredebildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.


STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğu

HAKEMLER: Kuddusi Müftüoğlu, Erhan Sönmez, Muhittin Gürses

FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Bilica, Lugano, Vederson, Mehmet Topuz (Özer dk. 80), Cristian, Emre, Dos Santos (Roberto Carlos dk. 73), Alex, Güiza (Semih dk. 86)GENÇLERBİRLİĞi: Serdar, Orhan (Hurşit dk. 46), İlhan, Radeljic, Aykut, Bilal, Cem (Sandro dk. 72), Kahe, Harbuzi, Tozo, Mustafa (Burhan dk. 46)

GOLLER: Alex (dk. 13 ve 71), Lugano (dk. 89)

SARI KARTLAR: Lugano, Gökhan, Alex, Cristian (Fenerbahçe), İlhan, Tozo (Gençlerbirliği)

FC Sheriff: 0 - Fenerbahçe: 1

01.10.2009
UEFA Avrupa Ligi H Grubu'nda Sheriff ile Fenerbahçemiz arasında oynanan karşılaşmadan takımımız Alex'in golüyle 1-0 galip ayrıldı.
STAT: Sheriff-Tiraspol
HAKEMLER: Aleksandar Stavrev, Ljubomir Krstevski, Marjan Kirovski
SHERIFF: Namaşco, Tarkhnishvili, Erokhin, Suvorov (Volkov dk 78), Karpovich, Rouamba, Arbanaş (Corneencov dk 65), Balima, Tsynya(Diedhiou dk 71), Rodriguez, Kuchuk
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Lugano, Roberto Carlos , Önder, Bilica, Uğur (Mehmet Topuz dk 70), Emre, Cristian, Kazım (Deivid dk 70), Alex, Semih (Vederson dk 82)
GOL: Alex (dk 53) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: Erokhin, Karpovich (Sheriff)

Antalyaspor: 1 - Fenerbahçe: 2

26.09.2009
Turkcell Süper Ligi'nin 7. haftasında deplasmanda Antalyaspor ile karşıya gelen Fenerbahçemiz, Kazım'ın ilk yarıda ve Semih'in maçın son dakikalarında attığı gollerle sahadan 2-1 galip ayrıldı. Bu arada Fenerbahçe'nin 3 topu da direkten döndü. Bu sezon 7. lig maçından da galibiyetle ayrılan Fenerbahçe, böylece lig tarihinde 1964-65 sezonundan beri kendisine ait olan 7'de 7 başlangıç rekorunu da egale etmiş oldu. Bu galibiyetle puanını 21'e çıkaran Fenerbahçe, maç fazlasıyla liderlik koltuğuna oturdu. Son golümüz, Antalyaspor'un gol için kalemize yüklendiği anlarda geldi. Kontratağımızda Güiza, yine Alex'ten aldığı pasla, kaleci Polat'la karşı karşıya kaldı. Ancak Güiza, bu kez kaleye vurmak yerine sağdan bindiren Semih'in önüne çıkardı. Semih de boş kaleye topu yuvarlayarak galibiyet golümüzü Antalya ağlarına gönderdi; 1-2
STAT: Antalya Atatürk
HAKEMLER: Yunus Yıldırım, Mustafa Emre Eyisoy, Alper Ulusoy
ANTALYASPOR: Polat, Kerim(Hakan dk. 11), Yalçın, Orhan, Batak, Ali Zitouni, Jedinak, Sedat, Ertuğrul (Korhan dk. 85), Necati, (Balili dk. 76), Veysel.
YEDEKLER: Hasan, Şenol, Musa, Gürhan
TEKNİK DİREKTÖR: Mehmet Özdilek
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül( Dk.50 Semih), Bilica, Lugano, Vederson, Cristian Baroni, Mehmet Topuz, Kazım, Andre Santos(Dk. 46 Uğur Boral), Alex, Güiza(90+2 Selçuk).
YEDEKLER: Volkan Babacan, Roberto Carlos, Önder, Deivid
TEKNİK DİREKTÖR: Christoph Daum
GOLLER: Kazım (dk. 10), Semih (dk. 90) (Fenerbahçe); Ali Zitouni (dk. 21)(Antalyaspor
SARI KARTLAR: Yalçın, Hakan, Ertuğrul, (Antalyaspor) Kazım, Bilica, Gökhan(Fenerbahçe)

Fenerbahçe: 1 - Büyükşehir Belediyespor: 0

20.09.2009
Sahada Güiza'yı görenler 'yine mi' dediler... Maç içerisinde yine saç baş yoldurttu. Ancak yine de B.Belediyespor yeterince basmıyor, bizi yeterince rahatsız etmiyordu. Trabzonspor geçen hafta 6 atarken pek haksız değilmiş. Ama biz de hem savunmada hem de hücumda hamle hataları yaparak onların da maça asılmalarını sağladık. Ilk yarıda bir serbest vuruş golüyle öne geçtik. Kale önünden iki de gol kaçırdık. Fenerbahçe formasını koysanız zaten olması gereken bu değil miydi? Anlayacağınız oyuncular ekstra bir performans ortaya koymadılar. Her şeye rağmen 1-0 oldu, bizim oldu.
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Hüseyin Göçek, Alpaslan Dedeş, Cemal Bingül.
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Lugano, Bilica, Vederson, Kazım(Semih dk. 65), Cristian Baroni, Mehmet Topuz(Selçuk dk. 71), Andre Santos(Uğur Boral dk. 83), Alex, Güiza.
YEDEKLER: Volkan Babacan, Roberto Carlos, Bekir, Deivid
TEKNİK DİREKTÖR: Christoph Daum
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR: Oğuzhan, Cesario, Metin, Sylla, Ekrem, Zeki, Marcin Kus, Okan, Gökhan Kaba(Ali Güzeldal dk. 61), (Serhat Gülpınar dk. 80), İskender(İbrahim Akın dk. 46), Tum.
YEDEKLER: Behram, Efe, Mahmut, Gökhan Süzen
TEKNİK DİREKTÖR: Abdullah Avcı
GOL: Vederson (dk. 34) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: Bilica, Alex (Fenerbahçe), Tum, Okan, Metin (İ.Büyükşehir Belediyespor)

26 Eylül 2009 Cumartesi

Fenerbahçe: 1 - Twente: 2


17.09.2009




Ilk yarının özeti: hızlı başladık, çabuk yorulduk, bir kaç güzel hareket yaptık, her şey çok kolay olacak sandık. Alex markajda, Güiza ayağında top tutamıyor, defansif olarak sadece Emre ve Christian basıyor, tüm yük onların omuzlarına biniyor. Sol taraf sönük, sağ taraf bal yapmayan arı... Devre: 0-0...

İkinci yarı da ilk yarıdan pek farklı değildi. Fenerbahçeli Mehmet'in füzesiyle 1-0 öne geçmemize rağmen bunu koruyamadık ve 5 dakika içerisinde 2 gol yiyerek rakibimize büyük bir avantaj verdik. Ancak gruptaki diğer sonuca bakınca grupta her türlü sonucun oluşabileceği ve bir maçla hiç bir şeyin belli olmayacağı ortaya çıkıyor.

STAT: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu
HAKEMLER: Claudio Circhetta, Francesco Buragina, Raffael Zeder
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Lugano, Carlos (Mehmet Topuz dk 64), Emre, Kazım (Deivid dk 81), Guiza (Semih dk 81), Alex, Cristian, Andre Santos, Bilica, Gökhan
TWENTE: Boshchker, Kuiper, Wisgerhof, Brama, Stam, Nkufo, Perez (Arkam dk 90), Stoch (Vujiçeviç dk 69), Tiote (Janssen dk 41), Douglas , Ruiz
GOLLER: Mehmet Topuz (dk 71) (Fenerbahçe) Nkufo (dk 75 ve 80) (Twente)
SARI KARTLAR: Tiote, Douglas (Twente) Andre Santos (Fenerbahçe)

Bursaspor: 0 - Fenerbahçe: 1

13.09.2009



Turkcell Süper Lig'de deplasmanda Bursaspor ile karşı karşıya gelen Fenerbahçemiz, Kaptanımız Alex'in golüyle, 5. lig maçından da sahadan galibiyetle ayrıldı ve puanını 15'e çıkardı.
Stat: Bursa Atatürk
Hakemler: Deniz Çoban, Baki Tuncay Akkın, Volkan Narinç
Bursaspor: Ivankov, Ali Tandoğan, Ömer Erdoğan(Dk.46 İbrahim), Zapotocny, Yenal(Dk. 61 Ozan İpek), Ergic, Batalla, Hüseyin Çimşir, Volkan(Dk. 70 Shin), Sercan, Turgay.
Fenerbahçe: Volkan Demirel, Lugano, Roberto Carlos(Dk. 46 Andre Santos), Vederson, Kazım, Güiza(Dk. 62 Deivid), Alex, Cristian Baroni, Bilica, Mehmet Topuz(Dk. 78 Selçuk), Gökhan Gönül.
Gol: Dk. 42 Alex (Fenerbahçe)
Sarı Kartlar: Yenal, Ozan İpek, Sercan (Bursaspor), Lugano, Alex, Güiza, Kazım, Gökhan, Andre Santos (Fenerbahçe)

30 Ağustos 2009 Pazar

Fenerbahçe: 2 - Manisaspor:1


Takımımız karşılaşmaya çok istekli başlamıştı. Herkesin kafasındaki soru Gökhan'ın yerine Bekir'in neler yapabileceği idi. Maçın hemen başında ilk pasında pas hatasıyla başlıyordu Bekir. Bunu daha başka pas hataları da takip etti. Hatta arkasına rakip kaçırıyor, kaybettiği topların birinin ardından rakibine geçiliyor, hiç ortada pozisyon yokken rakibinin %100'luk bir gol pozisyonuna girmesine sebep oluyordu ki 3'e 1 pozisyonu Christian engelliyordu. Manisaspor, bu madeni bulmuş, sürekli üzerine çalışıyor, buradan gelerek pozisyonlar buluyor üzerine de sert oyunu ekliyordu. Emre ve Dos Santos rakiplerinden nasiplerini almışlardı. Hatta bu hareketler o kadar çok artmıştı ki hangi oyuncunun kaçıncı sarı kart alması gerektiğini ben sayamadım. Bu, yanında hakeme tepkiyi getiriyor, ilk yarı bitip herkes soyunma odasının yolunu tutarken hakem ıslıklanıyordu. Tüm bunların yanında takım istekli oynuyor, taraftarlar hop oturup hop kalkıyorlardı. Arada özellikle tek pasla yapılan organizasyonlar, taraftarın beğenisini alıyor, ancak istenen gol bir türlü gelmiyordu.

İkinci yarıya takımımız yine istekli başlıyor, hatta başlar başlamaz Emre ile pozisyon buluyor ancak yararlanamıyorduk. Oyun karşılıklı pozisyonlar ile geçerken Emre önce sarı kart gördüğü pozisyonun ardından direkt kırmızı kart görüyordu. Pozisyonu televizyondan izlediğimde Emre'nin sarfettiği sözler şu şekildeydi: "Sakın gözüme gözükme, sakın gözüme gözükme, sen ne yaptığını biliyorsun, sen biliyorsun ne yaptığını." Bu kelimeleri sarfettikten sonra rakip oyuncunun yanından ayrılıp giderken hakemden kırmızı kart görüyordu. Hatta Alex ve Güiza'nın etkisiz oyunları yüzünden sürekli sağa sola basmaktan Emre'nin kafayı sıyırdığını söyleyenler de yok değildi tribünde... Ama bu bir anlamda Alex'in uyanmasına sebep oluyor, o ana kadar çok etkisiz oynadığı için zaten takımı 10 kişi bıraktığı düşünülen Alex sahneye çıkıyordu. Güiza'ya ilk golün asistini veriyor, hemen ardından Güiza'nın pasında rövaşataya kalkıyor ancak golü kaydedemiyordu. Bu dakikalarda takım oyunu rölantide tutamayıp Manisaspor'un ataklarına karşı koyamayınca Önder'in arkasına rakibini kaçırması sonucu beraberlik golü geliyordu. Ancak 90+4'te Alex'in direkten dönen kafa şutunda Semih'in mucize dokunuşu takıma galibiyeti getiriyor, ligde 4'te 4 yapmış oluyorduk.

Ama son söz olarak şunu söylemek gerekiyor: Geçen seneki takım olsa herhalde bu maçın sonucu geçen seneki Kayserispor maçı gibi olur, 4 gol yer, bir Agahowa da bu maçta çıkarırdık. Çünkü Manisaspor tabiri yerindeyse taş gibi takım. Mücadele eden, basan, sert oynayan bir rakibe karşı 10 kişi kalmamıza rağmen 90+4'te dahi olsa galip gelmek takımın bu sene ne kadar istekli arzulu oynadığının bir göstergesi olsa gerek.

STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu

HAKEMLER: Tolga Özkalfa, Ekrem Kan, Arkın Akgöl

FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Önder, Bekir, Lugano, Roberto Carlos, Kazım (Mehmet Topuz dk. 72), Emre, Cristian, Dos Santos (Semih dk. 72), Alex, Güiza (Bilica dk. 90+4),

MANİSASPOR: İlker, Burak, Yiğit İncedemir, Nizamettin(Sezer dk. 82), Mehmet Nas, Simpson (Yiğit İsmail dk. 77), Güven (Kemal dk. 69), Eren, Dixon, Ergin, Ferhat

GOLLER: Güiza (dk. 80), Ergin (dk. 86), Semih (dk. 90+4)

KIRMIZI KART: Emre (dk. 75)

SARI KARTLAR: Bekir, Güiza (Fenerbahçe), Ergin, Eren, Simpson, Nizamettin, Yiğit (Manisaspor)

28 Ağustos 2009 Cuma

Fenerbahçe: 2 - FC Sion: 2

Hiç bir şey yapmadan 2. dakikada gol atmamız, hiç bir şey yapmadan maçı kazanacağımız anlamına gelmiyor tabii... Ancak oyuncular bunun farkına 2. golü yedikten sonra varmaya başladılar. Dün akşam ilk yarı gerçekten hiç bir şey yapmadık. Bunda en büyük etki tüm sol kanadın tamamıyla değişmiş olmasıydı. R. Carlos, Dos Santos ve Emre yerine, Vederson, Uğur ve Selçuk vardı sol kanatta dün akşam. Bu da sol kanattan hiç bir atak üretememize sebep oldu. Masanın bacaklarından biri tamamen kırıktı anlayacağınız... Buna Kazım'ın dengesiz oyunu ve Lugano ile Önder'in arkalarına adam kaçırmaları da eklenince ilk yarı sonunda 2-2'lik bir skor ortaya çıktı. İkinci yarı Vederson'un biraz hareketlenmesi ve aldığı her topu hızlı kullanmaya çalışması oyunu idare etmemize yetti. Dün akşam sonuç itibarıyla tüm taktiğimiz tur atlamak için gerekli olan skoru almaya yetecek kadar oyunu idare etmemize dayanıyordu. Dolayısıyla bu tür maçlar halen benim için bir ölçü olmanın çok ötesinde maçlar. Sanırım maçların önem dereceleri artana kadar takımın oyun anlayışı, istediğimizi alabilecek kadar oynamak yönünde olacak.
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu
HAKEMLER: Bruno Miguel Duarte Paixao, Jose Carlos Neves Ramalho, Sergio David Gouveia Serrao(Portekiz)
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Önder, Vederson, Kazım(Özer dk. 90), Cristian, Selçuk, Uğur(Emre dk. 77), Semih(Güiza dk. 77), Dos Santos.
YEDEKLER: Volkan Babacan, Bekir, Ali Bilgin, Bilica
TEKNİK DİREKTÖR: Christoph Daum.
FC SION: Vanins, Yusuf, Nwaneri, Chihab, Alioui, Paito(Emile Mpenza dk. 70), Serey, Vanczak(Marin dk. 46), Obradovic, Dabo(M'Futi dk. 73), Bühler.
YEDEKLER: Beney, Sarni, Fermino, Mitreski
TEKNİK DİREKTÖR: Didier Tholot.
GOLLER: Andre Santos (dk. 2 ve 41 pen.), Vanczak (dk. 9), Chihab (dk. 31 pen.)
SARI KARTLAR: Volkan Demirel, Lugano (Fenerbahçe), Yusuf, Bühler (FC Sion)

Diyarbakırspor: 1 - Fenerbahçe: 3

24.08.2009
Turkcell Süper Lig'in 3. haftasında Fenerbahçemiz, Diyarbakırspor ile Diyarbakır Atatürk Stadı'nda karşı karşıya geldi. Fenerbahçe, 1-0 geriye düştüğü maçı Gökhan Gönül, Kazım ve Semih'in penaltıdan bulduğu gollerle 3-1 kazandı. Bu sonuçla Fenerbahçe puanını 9'a çıkardı.
STAT: Atatürk
HAKEMLER: Suat Arslanboğa, İsmail Şencan, Mehmet Şahan Yılmaz
DİYARBAKIRSPOR: Espinoza, Tolga, Diallo, Basem, Adnan, Şener, Ayman(Amir Azmi dk. 76), Barış, Erdal(Erhan dk. 63), Tazemeta, Mendoza(Mustafa Özkan dk. 89)
YEDEKLER: Osman, Erdinç, Ersin, Larsen
TEKNİK DİREKTÖR: Ziya Doğan
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Bilica, Roberto Carlos(Özer dk. 85), Kazım, Cristian Baroni, Emre(Vederson dk. 75), Andre Dos Santos, Semih(Selçuk dk. 83), Güiza
YEDEKLER: Volkan Babacan, Bekir, Önder, Uğur
TEKNİK DİREKTÖR: Christoph Daum
GOLLER: Tazemeta (dk. 20), Gökhan (dk. 36), Kazım (dk. 55), Semih (dk. 70 pen.)
SARI KARTLAR: Tazemeta, Tolga, Erhan (Diyarbakırspor), Emre, Kazım, Andre Dos Santos, Güiza (Fenerbahçe)

FC Sion: 0 - Fenerbahçe: 2

20.08.2009

UEFA Avrupa Ligi Play-off turu ilk maçında, deplasmanda İsviçre'nin FC Sion takımıyla karşı karşıya gelen Fenerbahçemiz, Andre Dos Santos ve Kazım'ın her iki yarıda attığı gollerle, sahadan 2-0 galip ayrıldı. Fenerbahçemizde takım kaptanlığı görevini Emre'nin üstlendiği mücadelenin 28. dakikasında, oyuncumuz Deniz sakatlanarak yerini Önder'e bıraktı.

STAT: Cenevre Stadı

HAKEMLER: Daniel Stalhammer, Magnus Sjöblom, Joakim Flink(İsveç)

FC SION: Vanins, Vanczak, Chihab, Alioui, Paito, Marin(Dk. 78 M'Futi), Serey Die, Fermino, Dominguez(Dk. 78 Afonso), Obradovic(Dk. 60 Yoda), Mpenza.

FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan, Lugano, Deniz(Dk. 28 Önder), Roberto Carlos, Kazım, Emre(Dk. 76 Uğur), Cristian Baroni, Andre Dos Santos, Deivid (Dk. 63 Semih), Güiza

GOLLER: Dk. 45 Dos Santos, Dk. 85 Kazım (Fenerbahçe)

SARI KARTLAR: Dk. 52 Cristian, Dk. 64 Güiza, Dk. 89 Gökhan (Fenerbahçe), Dk. 81 Paito (FC Sion)

20 Ağustos 2009 Perşembe

Fenerbahçe: 3 - Sivasspor: 0

16.08.2009

Turkcell Süper Ligi'nin 2. haftasında Fenerbahçemiz Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Sivasspor'u konuk etti. Fenerbahçemiz karşılaşmadan 70. dakikada Kazım'ın, 81. dakikada Emre'nin ve 90+1. dakikada Dos Santos'un golleriyle 3-0 galip ayrıldı.
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu
HAKEMLER: Mustafa Kamil Abitoğlu, Mustafa Emre Eyisoy, Adil Sinem
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Önder, Bilica, Roberto Carlos (Vederson dk. 72), Kazım (Selçuk dk. 84), Emre, Cristian, Dos Santos, Alex (Deivid dk. 9), Güiza
SİVASSPOR: Petkoviç, Murat Sözgelmez, Sedat, Yasin, Hayrettin, Onur (Uğur Kavuk dk. 83), Cihan, İbrahim Dağaşan (Musa dk. 61), Kadir, Kamanan (Erman dk. 66), Ersen Martin
GOLLER: Kazım (dk. 70), Emre (dk. 81), Dos Santos (dk. 90+1)
SARI KARTLAR: Kazım (Fenerbahçe), Petkoviç (Sivasspor)

Denizlispor: 0 - Fenerbahçe:2

Fenerbahçemiz, Turkcell Süper Lig'in ilk haftasında, deplasmanda karşılaştığı Denizlispor'u, Güiza'nın maçın başında ve sonunda attığı 2 golle 2-0 yenerek, sezona galibiyetle başladı. Ayrıca ligdeki diğer maçların sonuçlarına göre, Fenerbahçemiz bu sonuçla ilk haftayı da lider olarak kapatmış oldu. Maçın 59. dakikasında stat ışıkları azalınca, müsabaka kesintiye uğradı. 42 dakikalık bir aradan sonra maç yeniden başladı ve uzatmalarla birlikte gece yarısını 26 dakika geçtikten sonra sona erdi. Bu arada, geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Espanyol takımının kaptanı Daniel Jarque'nin anısına, oyuncularımız kollarına taktıkları siyah bantlarla mücadele etti.
STAT: Denizli Atatürk
HAKEMLER: Bülent Yıldırım, Erdinç Sezertam, Nihat Mızrak
DENİZLİSPOR: Özden, Fatih Yiğen, Kofi, Bajic, Adem Çalık, Bangoura, Braga (Caner dk. 69), Emin, Murat Hacıoğlu, Roberts (Güray dk. 46), Angelov(Engin dk. 86)
YEDEKLER: Cenk, Ahmet Burak, İzzet, Ahmet Cebe
TEKNİK DİREKTÖR: Erhan Altın
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Önder, Bilica, Vederson, Kazım(Deivid dk. 75), Cristian, Emre(Selçuk dk. 86), Andre Santos, Alex, Güiza (Mehmet Topuz dk. 88)
YEDEKLER: Volkan Babacan, Bekir, Deniz, Uğur Boral
TEKNİK DİREKTÖR: Christoph Daum
GOLLER: Güiza (dk. 1 ve 87)
SARI KARTLAR: Angelov, Koffi (Denizlispor), Cristian, Önder (Fenerbahçe)

6 Ağustos 2009 Perşembe

Honved: 1 - Fenerbahçe: 1

Kısmetli takımız... Sonuçtan dolayı değil. Tur ilk maçta bitmişti zaten. Onun için bu maçta alınan skorun hiç önemi yok. Hafta sonu lig maçı var. Milli takıma gidecek oyuncular var. Forma savaşı var. Hiç biri kendini sıkmadı. Dolayısıyla maç ile ilgili hiç bir şey söylemenin de alemi yok. Kısmetli takımız çünkü herkes yıl sonuna kadar Bilica, Önder ve Bekir ile nasıl idare ederiz diye düşünürken, belki tam da zamanında (hem maç içinde hem de tüm sezon içinde) Bilica kırmızı kart gördü. Maç içerisinde tam zamanındaydı, çünkü Daum, 60 dakika boyunca zayıf bir rakip karşısında çeşitli defans varyasyonlarını deneme şansı buluyordu. Selçuk'u defansa çekip Deivid'i orta sahaya alıyordu. Hatta Bekir'i Önder'in yanına alıp, Vederson'un yerine sol bekte Deniz'i deniyordu. Tüm sezon içerisinde de tam zamanıydı çünkü henüz sezonun başı olduğundan bu denemeleri yapmak daha az riskliydi ve transfer imkanı vardı. Umarım Bilica'nın kırmızı kart görmesi ile olaylar takımın lehine gelişir ve bu bölgeye herkesin beklediği stoper transferi gerçekleşir.


STAT : Jozsef Bozsik

HAKEMLER : Paul Allaerts, Dirk Gilon, Gregory Crotteux

HONVED : Nemeth, Takacs (Dk. 82 Fritz), Debreceni, Botis, Pastva, Fazakas (Dk. 46 Zsolnai), Horvath, Benjamin, Norbert Hajdu, Macko, Abraham.

FENERBAHÇE : Volkan Demirel, Ali, Önder, Bilica, Vederson (Dk. 69 Deniz), Deivid (Dk. 75 Bekir), Selçuk, Cristian, Dos Santos (Dk. 81 Uğur), Alex, Güiza.

GOLLER : Dk. 9 Dos Santos (Fenerbahçe), Dk. 86 Fritz (Honved)

SARI KART : Dk. 16 Debreceni (Honved)

KIRMIZI KART : Dk. 31 Bilica (Fenerbahçe)

5 Ağustos 2009 Çarşamba

Beşiktaş: 0 - Fenerbahçe: 2


Fenerbahçemiz, kaptanımız Alex'in biri penaltıdan attığı 2 golle, Beşiktaş'ı 2-0 yenerek, TFF Süper Kupa'nın sahibi oldu. Böylece, TFF'nin bu yıl 4. kez düzenlediği Süper Kupayı, Fenerbahçemiz 2. kez müzemize getirdı. Ayrıca, Türkiye'de düzenlenen ilk Süper Kupa organizasyonunu da Fenerbahçemiz kazanmış oldu.

STAT: Atatürk Olimpiyat
HAKEMLER: Yunus Yıldırım, Serkan Gençerler, Volkan Narinç
BEŞİKTAŞ: Rüştü, Erhan Güven(Rıdvan dk. 82), Ferrari, Sivok, İsmail Köybaşı, Tello(Holosko dk. 79), Ernst, Fink, Yusuf(Nihat dk. 46), Bobo, Nobre
YEDEKLER: Hakan Arıkan, İbrahim Üzülmez, Serdar Özkan, Uğur İnceman
TEKNİK DİREKTÖR: Mustafa Denizli

FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Önder, Bilica, Vederson, Kazım(Deivid dk. 59), Cristian, Emre(Selçuk dk. 78), Dos Santos(Uğur Boral dk. 84), Alex, Güiza
YEDEKLER: Mert, Bekir, Ali Bilgin, Deniz
TEKNİK DİREKTÖR: Christoph Daum
GOLLER: Alex (dk. 75 pen. ve 90+1)

SARI KARTLAR: Yusuf, Bobo, Sivok (Beşiktaş), Bilica (Fenerbahçe)

Kaynak: www.fenerbahce.org

31 Temmuz 2009 Cuma

Fenerbahçe: 5 - Honved: 1

Maçtan bir saat önce stada vardım. Tüm Fenerbahçe'lilerin gözlerindeki ışığı görmek için... Bu sezonki beklentilerine kulak misafiri olmak, takımdan neler bekliyorlar, bunu anlamak için... Özellikle yeni transferlerden sonra herkesin beklentisi artmış, takımın daha mücadeleci oynayacağı düşünülüyordu. Daha piyasaya çıkalı bir hafta olmasina rağmen bir çok kişinin üzerinde arma formayı gördüm. Hatta kabataslak bir gözlemle her 20 kişinin birinde bu formadan vardi. Maçin başlamasına 45 dk kala stadyuma girdim. Stadın kokusunu 5 dk boyunca içime çektim. Her bir karesine, her bir detayına tek tek baktım. Tam kafayı bulurken takım sahaya çıktı. Yeniler, taraftar çagırırken abilerine bakiyor, Roberto Carlos çağırılmasına rağmen Dos Santos tribünlere gidiyor, abileri onunla dalga geçiyordu. Takim oyuna başladığında özellikle sol kanat dikkati çekiyor, Roberto Carlos ile Dos Santos arasindaki uyum herkesi hayrete düsürüyordu. Özellikle Dos Santos'un topsuz oyunları ve Roberto Carlos'un bunları çok güzel sezmesi aralarındaki uyumu açıkça ortaya koyuyordu. Hatta bir pozisyonda Dos Santos sol çizgide sırtı kaleye dönükken Roberto Carlos'la göz göze geliyor, bir anda 180 derece dönüp kaleye yöneliyor ve Roberto Carlos onun koşu yoluna uzun bir top atıp pozsyon yaratıyordu. Sol kanat çok iyi işliyordu. Ta ki gole kadar... Gol ile birlikte Roberto Carlos sakatlanıyor ve oyundan çıkıyordu. Hemen ardından 16. dakikada Dos Santos'a yapılan sert faul, önümüzdeki günlerde milli takıma gidecek oyuncunun gözünü korkutuyor ve maçın kalan bölümünü daha çekingen oynamasına sebep oluyordu. Ama yine de yaptığı her hareketle yetenekli ve tribünleri coşturabilecek bir futbolcu olduğunu belli ediyordu. Birinci golün hemen ardından sol kanatta bu şekilde bir duraksama yaşanınca oyun sağ kanada döndü ve bundan sonraki gol Gökhan Gönül'ün asistiyle geldi. Hatta 4. gol de buna çok benziyor, Gökhan Gönül, top Kazım'dayken hemen yanından bindirme yapıyor, Kazım topu Gökhan Gönül'ün önüne atıyor, Gökhan da asisti ile Güiza'yı golle buluşturuyordu.
Ayrı bir parantezi Emre'ye açmak gerekiyor. Dün, girdiği tüm mücadeleleri kazanıp taraftarın haklı alkışlarını ve beğenisini topluyordu. Hatta oyundan çıkarken herkes onu ayakta alkışlıyor, benim değerlendirmeme göre maçın adamı olmayı hak ediyordu.
Bütün bunlara karşılık takımın hala eksikleri var. Hemen gaza gelip "harika, mükemmel" naraları atmak için erken. Zira takım oyunu hızlandırmak için çaba gösteriyor, ancak rakip kapandığı zaman oyuncular yerlerinde durabiliyordu. Girilen pozisyonlara dikkat edildiğinde ise kanat organizasyonlarının ve bindirmelerinin daha otomatik hale gelmesi gerektiği kendini belli ediyordu. Mesela 4. golden hemen önce top Kazım'ın ayağında iken Gökhan'ın bindirmek gibi bir niyeti yoktu. Alex, eliyle Gökhan'a bindirmesi gerektiğini işaret ediyor, bunun ardından Gökhan atağa kalkıyor ve ardından gol geliyordu. Takımın bu organizasyonları daha çabuk ve otomatik yapması gerekiyor. Aksi takdirde rakip kapandığında herkes durarak oynuyor, oyunu açmak için birisinin hareketlenmesi bekleniyor. Ancak şu da bir gerçek ki, takımda bu sene bizi heyecanlandıracak oyuncuların sayısı fazla. Hatta dün akşam atağa kalkarken fuleli koşusuyla Bilica dahi beni çok heyecanlandırdı.
Son söz olarak takımın iyi yolda olduğunu, ancak rakibin zayıflığından ötürü bu maçın ölçü alınamayacağını ve maçların zorluk dereceleri arttıkça sağlıklı değerlendirme yapılabileceğini söylemek gerekiyor.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Trabzonspor: 1 - Fenerbahçe: 2

30 Mayıs 2009 Cumartesi
Fenerbahçemiz, Turkcell Süper Ligi'nin 34. ve son haftasında deplasmanda karşılaştığı Trabzonspor'u Güiza'nın son dakika golüyle 2-1 yendi. Trabzonspor karşısında maçın başında Umut'un ayağından yediği golle geriye düşen Fenerbahçe, önce Alex'in ilk yarının son dakikasında attığı golle eşitliği yakaladı, İspanyol golcümüz Güiza'nın 90+4. dakikada attığı golle de müsabakadan 2-1 galip ayrıldı. Bu sonuçla Fenerbahçemiz, Turkcell Süper Ligi 2008-2009 Sezonunu, 61 puanla dördüncü sırada tamamladı.
STAT: Hüseyin Avni Aker
HAKEMLER: Bülent Yıldırım, Adil Sinem, Nihat Mızrak.
TRABZONSPOR: Tony Sylva, Tayfun Cora, Giray(Isaac dk. 88), Egemen, Cale, Hüseyin Çimşir, Selçuk İnan(Ceyhun dk. 78), Colman, Alanzinho, Umut, Gökhan Ünal(Barış Memiş dk. 83)
YEDEKLER: Tolga Zengin, Ferhat, Song, Faty Papy
TEKNİK DİREKTÖR: Ahmet Özen
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Ali Bilgin, Gökhan Gönül, Yasin, Roberto Carlos(Deniz dk. 86), Deivid, Selçuk Şahin, Emre Belözoğlu, Uğur Boral(Kazım dk. 63), Alex(Semih dk. 74), Güiza.
YEDEKLER: Volkan Babacan, Gökhan Emreciksin, Gürhan, Maldonado
TEKNİK DİREKTÖR: Luis Aragones
GOLLER: Umut (dk. 11) (Trabzonspor), Alex (dk. 45), Güiza (dk 90+4) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: Alanzihno, Giray, Hüseyin (Trabzonspor), Selçuk, Ali Bilgin (Fenerbahçe)

Fenerbahçe: 4 - Konyaspor: 2

24 Mayıs 2009 Pazar
Turkcell Süper Ligi'nin 33. Haftası'nda Fenerbahçemiz Konyaspor ile Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda karşı karşıya geldi. Takımımız karşılaşmadan 4-2 galip ayrıldı.
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Yunus Yıldırım, Volkan Narinç, Serkan Gençerler
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Ali, Gökhan Gönül, Lugano, Roberto Carlos, Selçuk, Emre (Deniz dk. 68), Deivid (Semih dk. 76), Uğur (Vederson dk. 85), Alex, Güiza
KONYASPOR: Oğuzhan, Mihajlov, Kratochvil, Mehmet, İsmail (Kaue dk. 36 ), Bülent (Poljac dk. 54), Cihan, Ayman, Fahri (Mustafa dk. 65), Serhat, Veysel
GOLLER: Güiza (dk.14 ve 17), Uğur (dk. 38), Roberto Carlos (dk. 40), Kratochvil (dk. 75 pen.), Poljac (dk. 90)
SARI KART: Gökhan Gönül (Fenerbahçe)

Antalyaspor: 1 - Fenerbahçe: 1

17 Mayıs 2009 Pazar
Turkcell Süper Ligi'nin 32. haftasında Fenerbahçemiz, Antalyaspor ile Antalya Atatürk Stadı'nda karşı karşıya geldi. Karşılaşma, karşılıklı gollerle 1-1 sona erdi. Takımımızın tek golünü, Lugano 76. dakikada kaydetti.
STAT: Atatürk
HAKEMLER: Aytekin Durmaz, Erdinç Sezertam, Özgür Çetiner
ANTALYASPOR: Ömer, Uğur Kavuk, Yalçın, Musa, Şenol, Ali Zitouni, Sedat, Korhan(Hakan Özmert dk. 63 ), Fatih, Tita (Ahmet dk. 85), Djiehoua (Mustafa Özkan dk. 67)
YEDEKLER: Fevzi, Kamber, Volkan Altın, Volkan Arslan
TEKNİK DİREKTÖR: Mehmet Özdilek
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Lugano, Ali Bilgin, Roberto Carlos, Josico, Emre, Deivid, Alex(Kazım dk. 85), Uğur Boral(Vederson dk. 59), Güiza(Semih dk. 66)
YEDEKLER: Volkan Babacan, Maldonado, Yasin, Deniz
TEKNİK DİREKTÖR: Luis Aragones
GOLLER: Hakan Özmert (dk. 74) (Antalyaspor), Lugano (dk. 76)(Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: Ali Zitouni (Antalyaspor), Emre (Fenerbahçe)

16 Mayıs 2009 Cumartesi

Beşiktaş: 4 - Fenerbahçe: 2

13.05.2009
Fortis Türkiye Kupası final maçında Fenerbahçemiz ile Beşiktaş İzmir Atatürk Stadı'nda karşı karşıya geldi. Takımımız karşılaşmadan 4-2 mağlup ayrıldı. Fortis Kupası Beşiktaş'ın oldu.
STAT: İzmir Atatürk
HAKEMLER: Bünyamin Gezer, Tarık Ongun , Asım Yusuf Öz
BEŞİKTAŞ: Hakan, İbrahim Toraman (İbrahim Üzülmez dk. 46), Gökhan Zan, Sivok, Ekrem, Cisse, Ernst, Yusuf (Uğur İnceman dk. 75), Tello, Holosko, Bobo (Nobre dk. 83)
FENERBAHÇE: Volkan Babacan, Ali Bilgin, Lugano, Gökhan Gönül, Roberto Carlos, Deivid, Selçuk, Emre Belözoğlu (Deniz dk. 66), Uğur Boral(Semih dk. 52), Alex, Guiza.
GOLLER: Yusuf (dk. 6), Bobo (dk. 56 ve 73), Holosko (dk. 80) (Beşiktaş), Guiza (dk. 27), Alex (dk. 90+1 pen) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: Lugano, Semih (Fenerbahçe), İbrahim Toraman, Sivok (Beşiktaş)

Fenerbahçe: 1 - Denizlispor: 0

09.05.2009

Turkcell Süper Ligi'nin 31. haftasında Fenerbahçe ile Denizlispor, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda karşı karşıya geldi.Takımımız karşılaşmadan 62. dakikada Güiza'nın attığı gol ile 1-0 galip ayrıldı.

STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Tolga Özkalfa, Baki Tuncay Akkın, Mehmet Metin
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Ali Bilgin, Gökhan Gönül, Yasin, Roberto Carlos, Deivid, Selçuk (Deniz dk. 44), Emre Belözoğlu, Uğur (Vederson dk. 65), Semih (Alex dk. 57), Güiza
DENİZLİSPOR: Özden, Feridun, Goncalves, Burak, Çağlar (Selahattin dk. 90), Bangoura, Braga (Güray dk. 78), Fatih, Caner (Engin dk. 68), Roberts, AngelovGOL: Güiza (dk. 62) (Fenerbahçe)SARI KART: Burak (Denizlispor)

3 Mayıs 2009 Pazar

Beşiktaş:1 - Fenerbahçe: 2


Turkcell Süper Ligi'nin 30. haftasında Fenerbahçemiz, BJK İnönü Stadı'nda karşılaştığı Beşiktaş'ı 2-1 yenerek puanını 51'e çakırdı. İlk yarıyı Güiza'nın golüyle 1-0 önde kapatan Fenerbahçe, ikinci yarıda Semih'le bir gol daha bularak farkı ikiye çıkardı. Beşiktaş adına Holosko'nun attığı gol ise sonucu değiştirmedi ve Fenerbahçe ligin ilk yarısında olduğu gibi rakibini 2-1'lik skorla mağlup etti. Bu sonuçla, Fenerbahçe ezeli rakibi karşısında üst üste 6. galibiyetini de almış oldu.
STAT: BJK İnönü
HAKEMLER: Yunus Yıldırım, Serkan Gençerler, Volkan Narinç
BEŞİKTAŞ: Rüştü, Ekrem Dağ, İbrahim Toraman, Gökhan Zan(Cisse dk 46), İbrahim Üzülmez, Holosko, Fabia Ernst(Serdar Özkan dk 71), Sivok, Tello, Delgado(Yusuf dk 46), Bobo.
YEDEKLER: Hakan, Serdar Kurtuluş, Zapatocny, Uğur
TEKNİK DİREKTÖR: Mustafa Denizli
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Ali Bilgin, Gökhan Gönül, Yasin, Roberto Carlos, Selçuk, Emre Belezoğlu(Deniz dk 56), Uğur, Deivid(Gökhan Emreciksin dk 87), Semih(Kazım dk 64), Guiza.
YEDEKLER: Volkan Babacan, Can, Wederson, Maldonado,
TEKNİK DİREKTÖR: Luis Aragones
GOLLER: Güiza (dk 32), Semih (dk 54) (Fenerbahçe), Holosko (dk 64) (Beşiktaş)
SARI KARTLAR: Gökhan Zan (Beşiktaş) Roberto Carlos (Fenerbahçe).

Fenerbahçe:1 - Ankaragücü: 2


25.04.2009

Turkcell Süper Ligi'nin 29. haftasında Fenerbahçemiz Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda Ankaragücü'nü konuk etti. Takımımız karşılaşmadan 2-1 mağlup ayrıldı.

STAT: Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu
HAKEMLER: Koray Gençerler, Adil Sinem, Ali Zağlı
FENERBAHÇE: Volkan Babacan, Ali Bilgin, Yasin, Önder, Roberto Carlos, Gökhan Emreciksin, Selçuk, Deniz (Alex dk 24), Vederson (Gürhan dk 46), Deivid , Guiza
ANKARAGÜCÜ: Serkan , El Yasa , İsmail Bouzid , Dos Santos , İlkem , Barbaros, Semavi , Kerem , Mehmet Yılmaz (Özgür dk 90+2), Iglesias (Murat dk 81), De Nigris (Jaba dk 46)
GOLLER: Iglesias (dk. 4), Jaba (dk. 60) (Ankaragücü) Deivid (dk. 78) (Fenerbahçe)
SARI KARTLAR: Gökhan Emreciksin, Önder (Fenerbahçe), De Nigris, Barbaros, Kerem, Jaba (Ankaragücü)

Sivasspor:0 - Fenerbahçe:0

21.04.2009

Fortis Türkiye Kupası yarı final rövanş maçında Fenerbahçemiz deplasmanda Sivasspor ile karşıya geldi. Golsüz biten karşılaşma sonrası, İstanbul'daki ilk maçı 3-1 kazanan Fenerbahçe, Kupa'da adını finale yazdıran ilk takım oluyor. Fenerbahçe'nin rakibi Beşiktaş-Ankaraspor maçının ardından belli olacak.

STAT: 4 Eylül
HAKEMLER: Mustafa Kamil Abitoğlu, Muhittin Gürses, Gökhan Memişoğlu
SİVASSPOR: Petkoviç, Abdurrahman, Bilica, Diallo, Hayrettin, Sylla(Tum dk. 43), Sezer, İbrahim, Murat Erdoğan(Sergio dk. 69), Kamanan(Balili dk. 60), Mehmet Yıldız
YEDEKLER: Akın, Faruk, Mohammed Ali, Murat Sözgelmez
TEKNİK DİREKTÖR: Bülent Uygun
FENERBAHÇE: Volkan Babacan, Ali Bilgin, Önder, Yasin, Roberto Carlos, Gökhan Emreciksin(Kazım dk. 71), Selçuk, Deniz, Vederson, Deivid(İlhan dk. 79), Güiza(Burak 90+1)
YEDEKLER: Mert, Josico, Can, Gürhan
TEKNİK DİREKTÖR: Luis Aragones
SARI KART: Kazım (Fenerbahçe)

18 Nisan 2009 Cumartesi

Ankaraspor: 1 - Fenerbahçe: 0

Kadro; Volkan Babacan, Ali, Önder, Yasin, Roberto Carlos, Kazım (Dk. 58 Gökhan Emreciksin), Selçuk, Emre, Uğur (Dk. 58 Vederson), Deivid (Dk. 79 İlhan), Güiza.
Kaptan Selçuk...
Ne bekliyordunuz ki?

14 Nisan 2009 Salı

Galatasaray: 0 - Fenerbahçe:0

Lugano'nun en büyük özelliğinin duran TOPlara kafa atmak olduğunu bir kez daha gördük. Ha bu arada son 4 günde Galatasaray ile karşılaştığımız 5 karşılaşmanın 4'ünden galip ayrılıp futbolda berabere kaldık. Cuma, dün ve bugün bayanlar voleybolda, yine bugün bayanlar basketbolda Galatasaray'ı yendik. Bu sonuçlarla bayanlar basketbolda Teknosa Türkiye Kupası'nda şampiyon olurken voleybolda finale yükseldik. Erkekler voleybolda da finalde olduğumuzu hatırlatayım. Diğer branşlarda bu güzellikler yaşanırken bu sezon futbolda istediğimiz sonuçları alamamamızın sebeplerinden biri de takımın içerisinden gelen eski oyuncuların, işten anlayanların futbolda olmamaları ve herkesin futbola burnunu sokması bence. Diğer branşlar işi bilenlere emanet edilmişken futbolda böyle bir yapılanma yok bana sorarsanız. Bu takım ve taraftar için idol olmuş van Hooijdonk, Rıdvan bu takımın bir yerlerinde teknik direktör etrafında görev yapmalılar. Biz bu isimlerden faydalanamıyoruz ve yapılanmamız sadece teknik direktöre kalıyor. Bu da bizi maalesef kalıcı başarılardan uzaklaştırıyor.

8 Nisan 2009 Çarşamba

Fenerbahçe: 2 - Eskişehirspor: 1

Herkes milli maç arasından ötürü takımı o kadar özlemişti ki, yaşanan kötü sonuçlara rağmen stat yine dopdoluydu. Ama kimse maçtan ümitli değildi. Ben dahil... Hele kadrolara bakıldığında Alex, Lugano ve Emre'nin olmayışı herkesi endişelendiriyordu. Orta alanda Selçuk'un yanında Josico'nun açıklanması herkesde soğuk duş etkisi yaratmıştı. İlk yarı bittiğinde herkes çok sıkılmıştı. Bi de son anda Edu da sakatlanınca ikinci yarıdan kimsenin ümidi kalmadı. Deivid de geçen seneki formundan oldukça uzaktı yine bu maçta... İşte tüm bu şartlarda hayal kırıklığına uğramamak için devre arasında kendimi kötü bir sonuca hazırlamıştım. Emreciksin'in, Uğur'un yerine oyuna girmesi, Aragones'in bu maçtaki şansıydı belki de... Bu maç ile ilgili başka bir hatıra da tribün arkadaşım Doğan'ın, Roberto Carlos'un ortasından hemen sonra daha Deivid topa dokunmadan gol diye bağırmasıydı. Şansı tutan başka bir kişi de Batuhan'dı belki de. Topa kafa vurmak isterken diziyle vurmuş olması onun şansını gösteriyordu. Sonuçta bu maçta şansı yaver giden taraf kazandı.
Anafikir: 3.'lüğe çıkmış olmamız kimseyi kandırmasın, işimiz şansa kalmış durumda.

22 Mart 2009 Pazar

Bursaspor: 2 - Fenerbahçe: 1

Yeter ya, yeter... Geçen hafta Kocaelispor, bu hafta da Bursaspor... Yine aynı senaryo, bir türlü ders alınmayan oyun taktikleri ve oyuncu seçimleri... Taraftarın sabrının test edildiği bir sene oldu bu sene. Şampiyonar Ligi'nde grup sonunculuğu, ligdeki durum... Daha öğrenmemiz gereken çok şey var ama hiç bir şeyden ders almıyoruz. Hatalarımızdan ders almadığımız sürece gelmiş ve gelecek olan tüm başarılar tesadüf olarak kalacaktır!

13 Mart 2009 Cuma

Fenerbahçe: 1 - Kocaelispor: 1

Bugün, "rağmen"i bol bir yazı yazacağımı düşünürken 87. dakikada gelen gol tüm kurguyu değiştirdi. Karşılaşma başlarken Kazım'ı görünce bir hayli şaşırmıştım. Tribündeki arkadaşlarımla birbirimizin suratına anlamsız anlamsız bakarken Gökhan Emreciksin'in yerine Kazım'ın oynaması için aklımıza gelen yegane "bahane", Gökhan'ın alkollü araç kullanırken yakalandığı için disiplini sağlamak adına yedek soyundurulması olabilirdi. Çünkü başka hiç bir sebep yoktu Kazım'ın oynaması için... Kazım, maalesef futbol bilgisinden o kadar yoksun ki, bence iyisi mi "rap"çi olsun, ama topçu -hem de Fenerbahçe'de- hiç olmasın. Fatih Terim, milli takıma aldı diye, gelecek vaadediyor diye -hem de Türk(!) olduğu için- alındı, tamam anladık, ama baktın olmadı gönder. Diğer takımlar oyuncuları alıp alıp beğenmedikleri zaman gönderiveriyorlar. Kim mi? Gordon Schildenfelt olabilir mi mesela? Tamam bu kadar çabuk karar vermek yanlış olabilir ama Fenerbahçe taraftarı da sabır taşına döndü maalesef. Diğer başka oyuncular da tribünden tepki almış olabilirler. Mesela Uğur... Ama Uğur çabalıyor bence. Tekniği yeterli olmayabilir ama çabalıyor. Fakat Kazım, çabalamayı bırakın, diğer arkadaşları onun açıklarını kapatacaklar diye, attığı saçma sapan topları dışarı çıkmadan yakalayacaklar diye kendilerini sakatlayacaklardı. Kaç pozisyon aklımda... Birinde Gökhan Gönül, birinde Semih onun yüzünden sakatlanıyorlardı. Bence yeter, sezon sonu kendisine yaptıklarından(!) ötürü teşekkür edilmeli...
Bir paragraf da Emre için... Oyununu beğenirsiniz, beğenmezsiniz, kendisini seversiniz, sevmezsiniz bilmiyorum, ama oynadığı zaman Alex'in arkasında büyük bir boşluğu dolduruyor ve hem Alex'i rahatlatıyor, hem de takımın sahaya daha iyi yayılmasına yardımcı oluyor.
Bir paragraf da Alex'e... Alex ile ilgili iki alternatif teorim var:
1.) Alex sahaya çıkarken kadroyu gördüğünde demoralize oluyor ve oyundan düşerek oynamıyor, veya,
2.) Kadroyu beğenmediğinde kasten oynamıyor... Güiza, Kazım, kadroda beğenmediği biri olduğu zaman bilinçli bir şekilde oynamıyor.
Ben bu teorilerden hangisinin geçerli olduğunu henüz bulamadım. Sizin bir fikriniz varsa yardımcı olun bana...
Sonuç olarak, Aragones'in oyuncu tercihlerindeki inadı, bizim oyun yapımıza uymuyorsa, Alex, oyuncu teknik direktör olsun...
Dip not: Lugano kaç para istiyorsa versinler...

10 Mart 2009 Salı

Meriç Tunca yazıyor...


Fenerbahçe’yi ligden atın (!)
''Emre, Kayserili oyuncuya 'Boğazını keserim' hareketi yaptı...''
''Volkan rakibine kasti tekme attı...''
''Roberto Carlos hakeme 'Sen delisin'işareti yaptı..''
Bir hafta geriye gidiyoruz;
''Alex'in kesin kırmızı kart görmesi gerekti..''
''Lugano hakeme gözlük işareti yaptı..''
''Deivid rakibinin ayağına bastı..''
''Gökhan Gönül küfür etti..''
Devamı için tıklayınız.
Kaynak: Hürriyet

8 Mart 2009 Pazar

Kayserispor: 0 - Fenerbahçe: 2








Yukarıdaki fotoğraf, yeni açılan Kayseri Kadir Has Stadyumu'nun skorbord denemesi değil gerçek. Takım çabalasın biz her sonuca razıyız. Ama yeter ki çabalasınlar...

6 Mart 2009 Cuma

Fenerbahçe: 3 - Sivasspor: 1

Bir önceki maç için yazılanlar aynen bu maç için de geçerli. Maçtan önce bizimkiler rehavete kapılırlar diye çok endişeleniyordum. Hatta Bülent Uygun'un takımını daha kontrollü çıkaracağını düşünmüştüm. Fakat bizimkilerin yine aynı iştahla maça başlaması ibreyi maçın başından itibaren bizim lehimize çevirdi. Fenerbahçe'li diğer arkadaşlarımla görüştüğümde herkes takımın bu halinden oldukça memnun durumda. Takımın iştahlı oynaması, mücadele etmesi herkesi memnun ediyor. Ancak ben de dahil herkesin kafasında aynı soru var: Bu hafta sonu Kayseri deplasmanında da aynı futbolu, aynı mücadeleyi sergileyebilecekler mi, aynı istekle oynayacaklar mı? Umarım...

1 Mart 2009 Pazar

Fenerbahçe: 4 - Sivasspor: 2

Oh be, en sonunda takımın savaştığı bir maç seyrettik. Evet savaşmak diyorum çünkü Alex kafa topuna çıkarak ikinci golün hazırlayıcısı oldu, savaşmak diyorum çünkü beraberlik golünü attıktan sonra dahi rakip kalenin içerisinden topu çıkartıp santraya koydular, savaşmak diyorum çünkü haksızlığa karşı mücadele ettiler, kavga ettiler, savaşmak diyorum çünkü rakibe top aldırmamak için sahada basmadık yer bırakmadılar. Bu takımın istediği zaman neler başarabildiğinin herkes farkında. Tek soru şu: Onların bunu istemesi nasıl sağlanabilir? Buna karşılık diğer bir soru da şu: Profesyonel olan ve muazzam para kazanan bu adamların "istemeleri" diye bir şey söz konusu olabilir mi? Ama taraftar açısından düşünüldüğünde madem ki bu oyunu oynayabiliyorlar o zaman taraftarı mutlu etmek için bu oyunu her zaman sahaya yansıtmalılar. Son söz budur...

21 Şubat 2009 Cumartesi

Gençlerbirliği: 1 - Fenerbahçe: 0

Turkcell Süper Ligi'nin 21. haftasında, Fenerbahçemiz Gençlerbirliği ile deplasmanda karşılaştı. Gençlerbirliği, karşılaşmadan 1-0 galip ayrıldı. Maçtan önce, dün yaşamını yitiren eski başkanlarımızdan Emin Cankurtaran anısına 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı ve oyuncularımız da Cankurtaran anısına kollarına taktıkları siyah bantlarla mücadele etti.
9. dakikada Roberto Carlos'un sol kanattan yaptığı ortada, yerden seken top Koray'a çarparak kaleye yöneldi. Kaleci Isailovic'in çeldiği topu savunma uzaklaştırdı.
11. dakikada Semih'in uzaktan sert şutu, üstten auta gitti.
14. dakikada Jedinak'ın kullandığı serbest vuruşta, barajda Deivid'e çarpan top Kalecimiz Volkan Demirel'in solundan ağlara gitti. 1-0
25. dakikada R.Carlos'un soldan ortasını Semih'ten önce Gençlerbirliği defansı kornere gönderdi. Sağ taraftan kullanılan kornerden bir sonuç çıkmadı.
29. dakikada Mustafa Pektemek'in ceza sahasından şutunda, top üstten auta gitti.
36. dakikada Alex'in rakip ceza sahası çizgisi önünden sol taraftan yaptığı aşırtma vuruş, Kalecide kaldı.
45. dakikada Roberto Carlos'un ceza sahası dışından yaptığı vuruşta, top yandan auta gitti.
İKİNCİ YARI
48. dakikada Djite'nin sol kanattan ceza sahasına gönderdiği topu, Soner auta gönderdi.
54. dakikada Göhan Emreciksin'in sağdan ortasına ceza sahası içinden sol çaprazda Vederson voleyi vurdu. Top, kaleciden döndü.
56. dakikada Mustafa Pektemek'in pasıyla ceza yayı üzerinde topla buluşan Burhan'ın şutunda, kaleci Volkan Demirel son anda topu kornere çeldi.
60. dakikada sağ taraftan Koray'ın serbest vuruştan ceza sahasına gönderdiği topa İlhan'ın müsait pozisyonda yaptığı kafa vuruşunda, meşin yuvarlak az farkla auta gitti.
62. dakikada çalımlarla ceza sahasına giren Mustafa Pektemek'in vuruşunda, top yandan auta gitti.
63. dakikada Kazım'ın pasıyla ceza sahası içinde topla buluşan Gökhan Gönül'ün vuruşunda, kaleci Isailovic gole izin vermedi.
69. dakikada Lugano'nun kafa golü ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.
72. dakikada Soner'in ara pasıyla kaleciyle karşı karşıya kalan Burhan, müsait pozisyondaki Djite'ye çıkardı. Djite'nin boş kaleye yaptığı vuruşta, son anda araya giren Vederson topu kornere gönderdi.
79. dakikada Koray'ın sağ kanattan yaptığı ortada, Djite müsait pozisyonda kötü bir vuruşla topu auta gönderdi.
83. dakikada Kazım'ın ceza sahası dışından vuruşu, üstten auta gitti.
STAT: Ankara 19 Mayıs
HAKEMLER: Yunus Yıldırım, Adil Sinem, Volkan Narinç
GENÇLERBİRLİĞİ: Isalilovic, Hakan, İlhan, Koray, Momha, Burhan, Jedinak, Cem Can, Soner(Kemal 90+1), Djite(Bilal dk. 80), Mustafa Pektemek (Kahe dk. 80)
YEDEKLER: Recep, Uğur, Addo, Eren
TEKNİK DİREKTÖR: Samet Aybaba
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Önder, Lugano, Roberto Carlos, Deivid (Gökhan Emreciksin dk. 53), Deniz(Kazım dk. 57), Emre, Uğur Boral(Vederson dk. 53), Alex, Semih
YEDEKLER: Volkan Babacan, Can, Maldonado, İlhan
TEKNİK DİREKTÖR: Luis Aragones
GOL: Jedinak (dk. 14)
SARI KARTLAR: Lugano, Roberto Carlos, Kazım (Fenerbahçe)

Fenerbahçe: 7 - Hacettepe: 0

Turkcell Süper Ligi'nin 20. haftasında Fenerbahçemiz kendi sahasında ligin son sırasında bulunan Hacettepe'yi Alex'in 3, Semih'in 2, Lugano ve Deivid'in birer golü ile 7-0 mağlup etti.
10. dakikada Ali Bilgin'in sağ kanattan ceza sahasına ortasında defanstan seken topu sağ çaprazda önünde bulan Semih, pasını müsait pozisyondaki Alex'e çıkardı. Alex'in dokunduğu top ağlara gitti. 1-0
14. dakikada Deivid'in sağ kanattan ceza sahasına ortasında Alex'in kafa vuruşunda top direğe de çarparak ağlarla buluştu. 2-0
31. dakikada Alex'in pasıyla ceza sahasına giren Uğur'un sol çaprazda kaleci ile karşı karşıya vuruşunda top yandan auta çıktı.
35. dakikada Uğur'un sol kanattan ceza sahasına ortasında kaleci Ulaş'ın kısa düşen yumruğunda topu önünde bulan Lugano, düzgün bir vuruşla topu ağlara göndererek, farkı 3'e çıkardı. 3-0
41. dakikada Alex'in kafayla geriye aşırdığı topta kaleci ile karşı karşıya kalan Semih, güzel bir hareketle kaleciyi de çalımlayarak, topu boş ağlara gönderdi. 4-0
45+1'de Fenerbahçe, tehlikeli bir noktadan serbest vuruş kazandı. Serbest vuruşu kullanan Alex'in topuk pasında Deivid'in sert şutunda meşin yuvarlak köşeden ağlarla buluştu. 5-0
İKİNCİ YARI
49. dakikada sol kanattan ceza sahasına giren Roberto Carlos'un içeriye ortasında altıpas içerisinde Semih topu ağlara gönderdi. 6-0
54. dakikada Serkan'ın ceza sahası dışından sert şutunda top yan direkten oyun alanına döndü. Dönen topu Ümit Tütinci ağlara gönderdi, ancak karşılaşmanın hakemi ofsayt gerekçesiyle golü iptal etti.
58. dakikada sağ çaprazdan ceza sahasına giren Gökhan Emreciksin'in yerden arka direğe ortasında Alex, topu ağlara göndererek, hattrick yaptı. 7-0
62. dakikada sağ kanattan ceza sahasına yapılan ortada Ümit Tütinci'nin kafa vuruşunda meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.
63. dakikada sol çaprazdan ceza sahasına giren Murat, kaleci ile karşı karşıya pozisyonda sert vurdu. Kaleci Volkan Demirel, topu kornere çeldi
72. dakikada sağ çaprazdan ceza sahasına giren ve kaleci ile karşı karşıya kalan Ümit Tütinci'nin vuruşunda kaleci Volkan Demirel, bir kez daha gole izin vermedi.
82. dakikada Murat'ın ceza sahası dışından sert şutunda meşin yuvarlak az farkla yandan auta çıktı.
87. dakikada Alex'in pasıyla ceza sahası sol çaprazında kaleci ile karşı karşıya kalan Roberto Carlos'un sert şutunda defans son anda ayak koyarak topu kornere gönderdi.
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Aytekin Durmaz , Muhittin Gürses , Mustafa İspiroğlu
FENERBAHÇE: Volkan Demirel , Ali Bilgin , Önder , Lugano , Roberto Carlos , Deniz , Emre , Deivid (Kazım dk. 46), Uğur (Gökhan Emreciksin dk. 51), Alex , Semih (İlhan dk. 75)
HACETTEPE: Ulaş, Adnan, Olgay , Tozo , Kadir , Baykal (Ümit Bozkurt dk. 46), Tambwe (Arda dk. 56), Orhan, Murat, Ufuk (Serkan dk. 32), Ümit Tütünci
GOLLER: Alex (dk. 10, dk. 14 ve 58), Lugano (dk. 35), Semih (dk. 41 ve 49), Deivid (dk. 45+1)SARI KARTLAR: Tambwe, Ümit Bozkurt (Hacettepespor)

12 Şubat 2009 Perşembe

İstanbul B.B. : 2 - Fenerbahçe: 0


Sadece kayıtlara geçsin diye yazıyorum, yoksa içimden hiç bir şey yazmak gelmiyor. Ofsayttan gol, kırmızı kart, 10 kişiye ve bir önceki hafta 6 yemiş İ.B.B.Spor'a karşı alınan 2-0'lık yenilgi. Nesi yazılır ki bunun...

8 Şubat 2009 Pazar

Bursaspor: 1 - Fenerbahçe: 3

Fortis Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında deplasmanda Bursaspor'la karşılaşan Fenerbahçe, Kaptan Alex'in iki ve Güiza'nın golleriyle sahadan 3-1 galip ayrıldı. İstanbul'daki ilk maçı da 1-0 kazanan takımımız, bu sonuçla tur atlayarak Fortis Türkiye Kupası'nda yarı finale yükseldi. Bursaspor'un İbrahim'in ayağından bulduğu gol de, Fenerbahçemizin bu sezon Kupa'da yediği ilk gol olarak kayıtlara geçti.

4 Şubat 2009 Çarşamba

Fenerbahçe: 1 - Gaziantepspor: 1

Olmuyor, olmuyor, olmuyor. Oyunu herkes tek yönlü oynayacak, kimse arkadaşına yardımcı olmayacak, herkes topu arkadaşına aktardıktan sonra olduğu yerde çakılı bekleyecek. Sonra? Kanattaki oyunculardan biri orta yapacak, ceza alanında arkadaşına gidecek, o da bir şekilde topa vuracak ve gol olacak. Bu şekildeki bir oyun anlayışıyla başarılı olmamız çok zor. Bence bütün bunlar hocadan kaynakalanmıyor, oyuncuların futbol anlayışından kaynaklanıyor. Herkes konuşuyor, neden çift forvet oynanmıyor diye. Veya neden hücum ağırlıklı oyuncular oynamıyor diye. Kazım oyuna girmiş, arkadaşlarına yardımcı olup top getireceğine Güiza ve Semih ile aynı çizgide, ceza alanının ön çizgisinde defanstan gelecek uzun topu bekliyor. Eee? Nasıl olacak bu iş? Topu oraya kim getirecek? Kimse topu götürmek istemiyor, top ceza alanı civarında kendisine gönderilsin istiyor. Ama top oraya götürülemedikten sonra bu işin nasıl olacağını kimse söylemiyor. Bu hoca ile ilgili bir konu değil, oyuncuların futbol mantaliteleri ile ilgili bir konu... Böyle devam ederse işimiz çok zor.

28 Ocak 2009 Çarşamba

Fenerbahçe: 1 - Bursaspor: 0


Bu maç, maalesef sabaha kadar sürse, herhalde duran top haricinde gol olmazdı. Bir düşünün, öyle bir oyun anlayışıyla oynuyoruz ki, sağdan veya soldan birisi çizgiye kadar inecek, hasbelkader bir orta yapacak, ceza alanı (40,3 m x 16,5 m) içerisindeki iki, hadi bilemediniz üç Fenerbahçe'liden birine gelecek, o da etrafındaki en az iki rakibini ve kaleciyi bir şekilde etkisiz bırakacak bir vuruş yapacak ki gol olacak. Ha bu arada orta yapan kişinin etrafına ver-kaç yapabilecek kimse gitmeyecek ve o da iki rakibin arasından orta yapacak. Nasıl? Bir çok tesadüfün arka arkaya oluşmasından sonra gol olacak değil mi? Peki hiç dikkat ettiniz mi, Avrupa'nın üst düzey takımları, örneğin Barcelona nasıl oynuyor? Ceza sahasının çaprazında topu aldıklarında ya kaleye doğru ya da aut çizgisine doğru yardımlaşma ve ver-kaç organizasyonlarıyla yerden oynayarak geriden gelen santrfor veya diğer orta saha oyuncularının koşu yollarına paslar atarak gol pozisyonlarına girmelerini sağlıyorlar. Yani rakip defansın dengesini çapraz koşu ve paslaşmalarla bozarak pozisyona giriyorlar. Peki bizde? Solda giderken Roberto Carlos'un, sağdan da çoğunlukla Gökhan Gönül'ün önüne toplar yuvarlanıyor, onlar da önlerindeki defans oyuncularının arasından orta yapıyorlar ve yaklaşık 665 m2 (normal ölçülerde 6 apartman dairesi eder) alana sahip ceza alanındaki Semih ve Deivid'i topla buluşturmaya çalışıyorlar. Çok zooor, çoook. Peki neden kornerlerde bu iş olabiliyor? Çünkü hemen tüm oyuncular kaleye doğru hareketleniyor ve içlerinden birisinin önüne gelen top rakibi hazırlıksız yakalayarak gol bulunuyor. Bu pas trafiğini uygulayabilmek için mesela sol kanattan geliştirilen atakta Roberto Carlos, Vederson ve Emre'nin, sağ kanattan geliştirilen atakta da Gökhan Gönül, Kazım ve Selçuk'un üçgenler oluşturarak ve bunların boşalttığı alanlara da Semih ve Deivid'in girerek ve topun yerden oynanarak gol pozisyonlarına girilmesi sağlanmalı. Aksi takdirde oyun kör döğüşüne dönüyor...

27 Ocak 2009 Salı

Fenerbahçe: 0 - Trabzonspor: 0

Nefesler kesildi, müthiş bir tempo vardı, sayısız poziyondan gol sesi çıkmadı. Turkcell Süper Lig'de 17. Hafta'nın kapanış maçında Fenerbahçe ile Trabzonspor derbi maçta karşı karşıya geldi, 90 dakika başladığı gibi 0-0 sona erdi. İlk dakikasından itibaren müthiş bir maç olduğunu gösteren karşılaşmada bir tek gol eksikti. Bu sonucun ardından Fenerbahçe puanını 33'e, Trabzonspor da 35'e yükseltti.
STAT: Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Bünyamin Gezer , Serkan Ok , Cem Satman
FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Edu, Lugano, Roberto Carlos, Deivid, Emre, Selçuk Şahin, Uğur (Kazım dk 45), Alex (Josico dk 64), Guiza (Semih dk 83)
TRABZONSPOR: Tony Sylva, Serkan, Song, Egemen, Cale, Hüseyin, Colman, Selçuk İnan (Ceyhun 90+2), Yattara (Tayfun Cora dk 90), Umut (Isaac dk 76), Gökhan Ünal
SARI KARTLAR: Selçuk Şahin (Fenerbahçe), Hüseyin, Cale (Trabzonspor)

18 Ocak 2009 Pazar

Fenerbahçe: 3 - Eskişehirspor: 0

Fortis Türkiye Kupası D Grubu'nda Fenerbahçe, sahasında Eskişehirspor'u ağırladı. Takımımız karşılaşmadan 3-0 galip ayrıldı. Takımımız bu sonuç ile Türkiye Kupası'nda kendi grubundan gol yemeden ve 4 galibiyet alarak çeyrek finale yükseldi. Maçın önemli dakikaları şöyle:
6. dakikada, Youla'nın ortasını Gökhan Gönül uzaklaştırmak istedi, boşta kalan topu Serdar kafa ile kaleye gönderdi, direğe çarpan topu daha sonra Volkan uzaklaştırdı.
11. dakikada, Emre'nin yerden sert şutu Volkan Babacan'dan döndü, Boşta kalan topa altı pasta Batuhan ayağının ucuyla dokundu top ağır bir şekilde direğin hemen yanından auta çıktı.
22. dakikada gelişen Eskişehirspor atağında sol kanattan yapılan ortayı Youla gelişine filelere gönderdi, ancak hakem pozisyonu ofsayt olarak değerlendirdi.
26. dakikada, Gökhan Gönül sağ kanattan Ceza alanına girmek isterken yere düştü, hakem pozisyonu faul olarak değerlendirirken, Emre Özkan'a kırmızı kart gösterdi.
28. dakikada, ender gelişen Fenerbahçe atağında, Güiza'nın ara pasına hareketlenen Alex, kaleciyi geçerek topu ağlara gönderdi. (1-0)
İKİNCİ YARI
50. dakikada, Poljak'ın pasını kesen Güiza, ceza alanı sağ iç bölgesinde Deniz'e pasını attı, Deniz'in çarprazdan şutu yan ağlarda kaldı.
52. dakikada, Alex'in sağ köşeden kullandığı korneri altıpas üzerinde Deivid kafayla ağlara gönderdi. (2-0)
87. dakikada, Alex'in ortasına altıpasta Semih direk kaleye vurdu, kaleciden dönen topu Carlos boş kaleye gönderdi. (3-0)
STAT: Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu
HAKEMLER: Deniz Çoban , Murat Şahin , Asım Yusuf Öz
FENERBAHÇE: Volkan Babacan , Gökhan Gönül, Lugano , Edu (Önder Turacı dk 68 ), Roberto Carlos, Deivid, Emre, Selçuk, Uğur, Alex, Güiza (Semih dk. 57 )
ESKİŞEHİRSPOR: Ivesa, Koray, Emre Özkan, El Saka, Nadarevic, Bülent Ertuğrul, Emre Toraman (Poljak dk 46), Serdar, Batuhan, Bülent Kocabey (Serkan dk 32), Youla (Selçuk dk 82)
SARIKART: Emre Özkan (Eskişehirspor)
KIRMIZI KART: Emre Özkan (dk. 26)
GOLLER: Alex (dk. 28), Deivid (dk. 52) Carlos (dk. 87)

11 Ocak 2009 Pazar

Tokatspor: 0 - Fenerbahçe: 1

Fortis Türkiye Kupası (D) Grubu 4. hafta maçında Fenerbahçe deplasmanda Tokatspor ile karşı karşıya geldi. Yoğun bir kar yağışı altında oynanan ve zaman zaman duraklayan mücadeleden Fenerbahçe, 9. dakikada Kazım ile bulduğu golle 1-0 galip ayrıldı. Fenerbahçe, böylece oynadığı 3 maç sonunda puanını 9'a çıkartarak gruptan çıkıp çeyrek finale kalmayı garantiledi. Tokatspor ise kupaya veda etti.

9 Ocak 2009 Cuma

Fenerbahçe: 2 - Bursaspor: 0

Fortis Türkiye Kupası (D) Grubu 3. hafta maçında Fenerbahçe ile Bursaspor, Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda karşı karşıya geldi ve mücadelede gülen taraf, 2-0'lık skorla Fenerbahçe oldu. Sarı lacivertlilere grupta ikinci galibiyeti getiren goller, maçın 42. dakikasında bir duran top organizasyonunda Selçuk'tan ve 84. dakikada Roberto Carlos'tan geldi.
Bu sonucun ardından (D) Grubu'nda Fenerbahçe puanını 6'ya yükseltip liderlik koltuğuna otururken, Bursaspor da 6 puanda kaldı ve ikinci sırada kendine yer buldu.
Fenerbahçe, Fortis Türkiye Kupası'nda 3. maçını Pazar günü Tokatspor deplasmanında oynayacak. 4. haftayı bay geçecek olan Bursaspor ise, bir sonraki hafta sahasında Tokatspor'u ağırlayacak.