30 Ekim 2008 Perşembe

Ankaragücü: 0 - Fenerbahçe: 1

Fortis Türkiye Kupas D Grubu ilk maçında Ankaragücü ile deplasmanda karşılaşan takımımız, Semih`in 6.dakikada attığı tek golle galip geldi. Uzun bir süre sonra Tümer Metin`in ilk onbirde başladığı maçta, Teknik Direktörümüz Aragones yedek oyuncularımızdan kurulu bir kadro tercih etti. Tümer gibi sezon başında yaşadığı sakatlık nedeniyle forma şansı bulamayan Vederson da karşılaşmanın ikinci yarısında görev aldı. Her iki takımın da sıkça top kaybı yaptığı mücadele, futbol açısından adeta bir antrenman havasındaydı. Colin Kazım`ın 71.dakikada kırmızı kart görerek ihraç edildiği mücadelenin hakemi Hakan Özkan da vasatı altında kalanlara ayak uydurdu.
Volkan Babacan, Ali Bilgin, Edu Dracena, Yasin Çakmak, Roberto Carlos, Deniz Barış, Josico, Tümer Metin, Colin Kazım, Semih Şentürk ve Burak Yılmaz ilk onbiriyle mücadeleye başlayan takımımızda 6.dakikada Semih`in rakip kaleye 22 metreden gönderdiği şut, rakibe çarpmanın da etkisiyle ağlarla buluştu. Oyuna bir türlü ağırlığını koyamayan takımımız, orta alanda yapılan pas hatalarıyla rakip sahada çoğalamadı. Oyuncularımızın bireysel becerileriyle sonuca gitmeye çalıştığı gözlemlenirken, rakibe ciddi bir pozisyon verilmedi. Ünal Karaman`la kan değişimi yapan başkent ekibinin de Fenerbahçe'mizin oyununa ayak uydurması, karşılaşmayı seyir zevkinden uzaklaştırdı.

71.dakikada Colin Kazım, kendisine yapılan faulün takımımızın aleyhine verilmesi üzerine karşılaşmanın yan hakemine yönelik sözlerinden dolayı oyundan ihraç edildi. Bu dakikadan sonra en azından bir beraberlik diyen Ankaragücü`nün çabaları sonuç vermeyince karşılaşma takımımızın 1-0 galibiyetiyle sonuçlandı.

Takımımız, 1.Kasım.2008 Cumartesi günü deplasmanda Eskişehirspor`la karşılaşacak.

27 Ekim 2008 Pazartesi

Fenerbahçe: 5 - Bursaspor: 2

Bu maçı Maraton Alt Tribün'de Bursaspor taraftarına yakın bölümden izleme fırsatı buldum. Ve Fenerbahçe taraftarının tüm tahriklere rağmen temiz bir maç çıkarmasını hayranlıkla karşıladım. Bir yandan hakemin -bence art niyetli- kararları, bir yandan da Bursaspor taraftarının tahriklerine rağmen hiç bir tribün olayı yaşanmaması, tamamen Fenerbahçe taraftarından dolayıdır. Aynı taraftar Selçuk'un kırmızı kart ile oyun dışı kalmasına tepki gösterdi mi? Hayır. Çünkü taraftar farkında neler olup bittiğinin. Alex'in verilmeyen penaltısı sonrası hakemin Alex'e doğru bir koşuşu var, dövmeye gidiyor zannettim. Bir de Edu'nun topu fırlatması sonrası kart arayışını alıcı gözle izlemenizi tavsiye ederim. O ne heyecan öyle: Hakem dediğin biraz soğukkanlı olur. Sahadaki herkes ve her şey senin emrine amade. Sen böyle hareketler yaparak otoriteni neden sarsıyorsun ki? Amacıma döneyim: Taraftar tüm bu olumsuzluklara rağmen soğukkanlı olabiliyor. Hele Bursaspor taraftarı ve Aziz Yıldırım'a ettikleri küfürler. Maç içerisinde çok düşündüm. O maç boyunca yapılan kötü tezahürata son vermek isteyen bir yönetici bunu isterse yapabilir. Eğer bu yapılmıyorsa yöneticiler istemediğindendir. Başka bir açıklaması yok.
 
Gelelim takıma ve oyuna: Bursaspor'un Galatasaray'ı yenerken Yusuf'un performansından ders alınmış olunacak ki, Selçuk ve Jose Joaquin Moreno Verdu -kısaca Josico- ile orta sahayı tutmak istedi takım ve bunda da başarılı oldu. Tabi Türkiye Ligi'nde tüm bunlar sayesinde başarılı olmak mümkün. Ama Avrupa'da olmuyor işte. Bugün 5 gol attık diye 2 gün önce söylenenleri yadsıyacak değiliz. Çünkü 2 gün önce söylenenler sadece Fenerbahçe'nin değil tüm Türk takımlarının problemi. Çıkıp Arsenal'le oynadığınızda gözünüze sokuyorlar bunu, olup bitiyor.
 
Son pargraf Deivid'e: Golle dönmesi muhteşem oldu. Sezonun hazırlık kampının ilk gününde Deivid'in sakatlanmasıyla başlayan kabus, Deivid'in attığı golle sona ermiştir umarım.
 
Not: Ankaraspor kazanmaya devam ediyor.

23 Ekim 2008 Perşembe

Fenerbahçe: 2 - Arsenal: 5


STAT: FB Şükrü Saracoğlu


HAKEMLER: Peter Fröjdfeldt, Henrik Andren, Magnus Sjöblom (İsveç)


FENERBAHÇE: Volkan Demirel, Gökhan (Burak Yılmaz dk. 79), Edu, Lugano, Roberto Carlos, Maldonado (Ali Bilgin dk. 52), Selçuk, Uğur, Ale, Semih, Guiza YEDEKLER: Volkan Babacan, Yasin, Josico, Gürhan, İlhan ParlakTEKNİK DİREKTÖR: Luis Aragones


ARSENAL: Almunia, Eboue, Song, Silvestre, Clichy, Walcott (Djourou dk. 84 ), Fabregas, Diaby (Ramsey dk. 73), Denilson, Nasri, Adebayor (Vela dk. 86)YEDEKLER: Fabianski, Bendtner, Gibbs, Van PersieTEKNİK DİREKTÖR: Arsene Wenger


GOLLER: Adebayor (dk. 10), Walcott (dk. 11), Silvestre (dk. 19 K.K.), Diaby (dk. 21), Song (dk. 49), Guiza (dk. 78), Ramsey (90+4)


SARI KARTLAR: Song, Diaby (Arsenal), Selçuk, Lugano, Semih (Fenerbahçe)

19 Ekim 2008 Pazar

Kocaelispor: 2 - Fenerbahçe: 3

Dün bir kere daha görüldü ki, problemimiz oyunu iki yönlü oynayabilen orta saha eksikliği... Buna Uğur da dahil, Kazım da... Umarım bu problem Arsenal maçında başımıza iş açmaz.


Not: Bugün bütün TV programlarında Yılmaz Vural vardı. Gündüz NTV'de, akşam TRT'de, çıkmış propaganda yapıyor: "Yediğimiz golden önce faul vardı."; "Hakem neden maçı 5 dakikadan fazla uzattı?" diye kapı kapı gezinip dert yanıyordu. "Tersi olsaymış hakem nasıl düdük çalarmış?" vs. vs. Kanallar da rating uğruna buna çanak tuttular.

Kimin jübilesi vardı dün merak ettim. Çünkü jübile maçı gibiydi. Kocaelispor defans yapıyor, pozisyon veriyor. Fenerbahçe savunmada her türlü pozisyon veriyordu. Şutla, araya atılan toplarla, duran toplarda, yan ortalarla... Yani ilginç bir oyundu.Fenerbahçe, Selçuk'un yanına hatta biraz önüne Alex'i çekmişti. Hazırlık pasları Alex ile başlıyordu. Savunma göbeğinde oynayanların yapıları itibariyle böyle bir becerileri olmadığı için başka da çare yoktu. Semih de top rakipteyken orta sahaya yardımcı oluyordu.
Devamı için tıklayınız.
Neden Semih olduğu zaman, Alex geriye çekilmek zorunda? Semih, Güiza, Alex, Fenerbahçe’nin en elle tutulur tarafı Kocaelispor ikinci yarıda Fenerbahçe’nin orta sahasız kopuk oyununa belki de yorgunluktan ve mecburiyetten uymasa neler olurdu acaba?
Devamı için tıklayınız.
Sezon başından beri futboldan uzak, saplantıların eşiğinde bir yorum vardı Fenerbahçeli bir futbolcu üzerine.. "Uğur Boral’ın olduğu kanat işlemiyor. Bu oyuncu Fenerbahçe’ye zarar veriyor.."Dün de skor 1-1 giderken günah keçilerinden biri olacaktı Uğur.. Ama öyle bir gol attı ki, hem kendine karşı yapılacak eleştirileri susturdu hem de Aragones’e bir haftalık da olsa rahat nefes alma şansı tanıdı.. Ama Aragones bu.. Vazgeçer mi inadından?
Devamı için tıklayınız.
Birinin puanı yok, diğerinin deplasman galibiyeti. İkisinde de moral yok ama Fenerbahçe’de kudret de, kuvvet de yok. Birinin yıldızları ve millileri çok, diğerinde bunların hiçbiri yok. Birinin hedefi şampiyonluk, diğerinin hedefi ligde kalabilmek.
Devamı için tıklayınız.

6 Ekim 2008 Pazartesi

2 Ekim 2008 Perşembe

Fenerbahçe: 0 - Dianamo Kiev: 0

Maç yazısını iki gün geciktirdim. Sebebi bir kaç maçı daha seyredip biz nasıl adam oluruz için bilgi toplamaktı. İki gündür Arsenal ile Liverpool'un maçlarını detaylı olarak izledim. Ve onların kadrolarının yerine bizim adamları koydum. Fakat olmadı maalesef. Hani bizim yere göğe koyamadığımız Güiza var ya, hani onun yaptığı pres var ya, hem Liverpool'da hem de özellikle Arsenal'de aynı presi sağ açığın ve sol açığın yaptığını düşünün, buna bir de ikinci forvetin eklendiğini düşünün, öyle bir futbol oynuyor adamlar. Yani gözünüzde bir canlandırın: Rakip kendi yarı sahasından sol bekle çıkmak istediğinde Güiza oraya doğru koşup baskı yapıyor, aynı adama Kazım da baskı yapıyor, aralarında pas verilebilecek boşluğa da Alex hareketleniyor. Aynı kurguyu sağ bek için düşündüğünüzde yukarıdaki senaryoda Kazım'ın yerine Uğur'u koyun. Oynadıkları oyun bu işte. Yani özünde adamlar oyunu top rakipteyken kuruyor. Biz ise geriye yaslanıp topu karşıladıktan sonra topu Alex'e verip onun yaratıcılığı sayesinde etkili olmaya çalışıyoruz. Peki geçen seneden bu yana ne değişti?
Deivid ve Vederson...
Evet, bu kadar basit. Maç günü FB TV'de geçen seneki Inter maçını da alıcı gözle seyrettim. Bu takımdaki tek fark Aurelio mu diye. Hayır, değil. Hatta o maç Aurelio vasatın çok da altında bir oyun oynamış. Ama özellikle Deivid ve Vederson oynadıkları oyunla oldukça etkili olmuşlar. Hatta hatırlayın o maçta Aurelio'nun yanında kim oynadı: Deniz Barış. Bugünkü kadroda en büyük eksiğimiz Aurelio değil, bence Deivid ve Vederson. Dinamo Kiev maçını önyargılarımızdan kurtularak izlediğimizde en etkili oyunculardan biri kimdi biliyor musunuz? Selçuk Şahin. Bilirsiniz ben gizli kahramanlar bulmaya bayılırım. Bu maçın da gizli kahramanı bence Selçuk idi. Evet, Selçuk'un oyun stilinden ben de pek hoşlanmıyorum ama maalesef bu kısır maçta böyle... Aurelio ile ilgisi şu: her ne kadar tam olarak yerini tutmasa da Aurelio'nun yerine Selçuk da olabilir. Ama bu maçta şöyle bir kadro elimizde olsaydı bir düşünün nasıl olurdu?
---------------------Volkan---------------------
Gökhan-------Lugano-------Edu-------R.Carlos
-------------Selçuk----------Emre--------------
----Deivid-----------Alex---------Vederson----
---------------------Güiza----------------------
Tabi oyun anlayışına göre daha Semih de konabilir buraya. Yani uzun lafın kısası bizim hücum pres yapmamızı sağlayacak Deivid ve Vederson gibi oyuncular olmazsa takım olarak başarılı olmamız çok zor.