Sizlere bir soru: Sizce, biz, ne kadar profesyoneliz? Bu sorunun kafama takılmasına sebep olan olaylar zincirinin ilk halkası, karşılaşmayı Star TV'de sunan Gökhan Telkenar'ın maç başlamadan önce "Hepinizin Ramazan Bayramı'nı kutlarım." cümlesi oldu. Reklamlardan sonra kendisini uyarmış olacaklar ki, ilk cümlesinin içerisinde Kurban Bayramı'nı ifade etmeyi ihmal etmedi. Ardından topu ayağına her aldığında top kaybına sebep olan, eli ayağına dolanan, tahminimce yanlış krampon seçiminden dolayı ayakta durmakta zorlanan Deivid sayesinde bu düşüncelerim perçinlendi. Bunu düşünürken maçtan önce Dinamo Kiev teknik direktörü Yuri Semin'in sahanın her tarafını adım adım dolaştığını ifade etti spiker. Sonrasında, yaptığı onlarca hatalı çıkışa rağmen hatalarından ders almayan Volkan yediğimiz golde başrolü oynadı. Bütün bunlar, bizim ne kadar profesyonel olduğumuzu bana düşündürürken aklıma yakın geçmişteki bir kaç olay daha geldi: Ligin üçüncü haftasında Hacettepe ile oynayacağımız maç öncesinde zemini yenilenen Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nda hazırlık antremanına çıkmayışımız. Sezon öncesi yapılan transferlerde bir transfer ve izleme komitesi olmaksızın çok sevdiğimiz Başkan'ın adeta "ben yaptım oldu" dercesine yaptığı transferler. 27 gün sonra 34. yaşını tamamlayacak olan orta sahamızın dinamosu(!) Josico. Taş çatlasın iki sene daha görev yapabilecek bir teknik direktöre geleceğimizin emanet edilmesi. Sonuç: Geçen sene -hasbelkader- çeyrek final oynadığımız Şampiyonlar Ligi'ne karşılık bu sene -hem de 3. torbadan girmemize rağmen- UEFA'ya dahi kalamadan ve hatta 4. torbadan giren Dianmo Kiev'e her iki maçta da gol atamadan elenmemiz. Ama olsun, Galatasaray ve Beşiktaş maçlarını aldık ya, önemli olan bu... Belki de profesyonellik bu da ben farkında değilim...10 Aralık 2008 Çarşamba
Dinamo Kiev: 1 - Fenerbahçe: 0
Sizlere bir soru: Sizce, biz, ne kadar profesyoneliz? Bu sorunun kafama takılmasına sebep olan olaylar zincirinin ilk halkası, karşılaşmayı Star TV'de sunan Gökhan Telkenar'ın maç başlamadan önce "Hepinizin Ramazan Bayramı'nı kutlarım." cümlesi oldu. Reklamlardan sonra kendisini uyarmış olacaklar ki, ilk cümlesinin içerisinde Kurban Bayramı'nı ifade etmeyi ihmal etmedi. Ardından topu ayağına her aldığında top kaybına sebep olan, eli ayağına dolanan, tahminimce yanlış krampon seçiminden dolayı ayakta durmakta zorlanan Deivid sayesinde bu düşüncelerim perçinlendi. Bunu düşünürken maçtan önce Dinamo Kiev teknik direktörü Yuri Semin'in sahanın her tarafını adım adım dolaştığını ifade etti spiker. Sonrasında, yaptığı onlarca hatalı çıkışa rağmen hatalarından ders almayan Volkan yediğimiz golde başrolü oynadı. Bütün bunlar, bizim ne kadar profesyonel olduğumuzu bana düşündürürken aklıma yakın geçmişteki bir kaç olay daha geldi: Ligin üçüncü haftasında Hacettepe ile oynayacağımız maç öncesinde zemini yenilenen Ankara 19 Mayıs Stadyumu'nda hazırlık antremanına çıkmayışımız. Sezon öncesi yapılan transferlerde bir transfer ve izleme komitesi olmaksızın çok sevdiğimiz Başkan'ın adeta "ben yaptım oldu" dercesine yaptığı transferler. 27 gün sonra 34. yaşını tamamlayacak olan orta sahamızın dinamosu(!) Josico. Taş çatlasın iki sene daha görev yapabilecek bir teknik direktöre geleceğimizin emanet edilmesi. Sonuç: Geçen sene -hasbelkader- çeyrek final oynadığımız Şampiyonlar Ligi'ne karşılık bu sene -hem de 3. torbadan girmemize rağmen- UEFA'ya dahi kalamadan ve hatta 4. torbadan giren Dianmo Kiev'e her iki maçta da gol atamadan elenmemiz. Ama olsun, Galatasaray ve Beşiktaş maçlarını aldık ya, önemli olan bu... Belki de profesyonellik bu da ben farkında değilim...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder