
Alex, Güiza, Önder ve Volkan... Maçın tüm özeti bu...Alex'in golünden sonra tribündeki konuşmalardan biri aklımdan hiç çıkmıyor:
"Bir tek kral var, o da Alex!!!"
Evet, gerçekten de durum aynen böyleydi. Alex, bu sene belki de en etkili futbolunu oynuyor şu ana kadar. Bir iki kişi de ona ayak uydurmaya çalıştı mı galibiyet çok daha kolay oluyor.
Güiza, dün gol atamamış dahi olsaydı, çalışkanlığı, arzusu, takıma kazandırdığı toplarla çok faydalı bir oyun sergiledi. Saha içerisinde, hava toplarına çıkarken rakibine karşı aldığı pozisyon, ofsayta düşmemek için gösterdiği çaba, sürekli boş alana kaçarak kendine pozisyon yaratması gibi detaylara sürekli dikkat ederek kendisinin ne kadar kaliteli bir futbolcu olduğunu gösteriyordu.
Önder, maçın gizli yıldızlarındandı. Her müdahalesi yerindeydi ve hatasız oynadı. Top rakipteyken sergilemiş olduğu kademe anlayışı, hava toplarındaki hakimiyeti ve hiç pozisyon hatası yapmamış olması onu maçın gizli yıldızı yapıyordu. Sadece bir tek kafa topu hariç rakiple yükseldiği tüm kafa toplarında topu kazanmasını bildi. Esas bölgesinin sağ kanat değil, stoper olduğunu bir kez daha gösterdi.
Volkan Babacan, herkesde "Acaba Volkan Demirel'in yerine sürekli o mu oynasa?" etkisi bıraktı. Zamanlaması ve dikkati ile tüm tecrübesizliğini gizledi ve uzun yıllar Fenerbahçe kalesini koruyabileceğinin sinyallerini verdi.
Gelelim kanat organizasyonlarına: Maalesef her iki kanat da özellikle ilk yarı istenileni veremedi. Tabi bunda Emre ve Maldonado'nun kendi taraflarındaki kanatlara hiç yardıma gitmemeleri büyük rol oynadı. Gökhan-Burak ve Carlos-Uğur ikilileri orta sahadan bu destek gelmeyince tek bir çizgi üzerinde pek etkili olamadılar. Ancak ikinci yarının başlamasıyla özellikle Emre'nin sol kanada daha yardımcı olması bu bölgedeki üretkenliği daha da arttırarak sonuca kolay gidilmesini sağladı. Zira gollerin tamamı sol kanat organizasyonlarından geldi.
Sonuçta, takım toparlanacak ama umarım çok geç olmaz.
Herkese iyi haftalar...
Alaattin Metin: Profesör olaya el koyunca
...Aragones’e yanlışlarını söyleyecek bir cesur yürek yok mu! Bu maçın perde arkasında bir kriz toplantısı ve diriliş uyarısı var. Nedeni de; Roberto Carlos’un silkelenip kendine gelmesi. Hatasız ve istekli olması. Maç eksiği olmasına rağmen Emre’nin uyumlu görünmesi. Gökhan’ın az da olsa kanat bindirmeleri yapması. En önemlisi ise herkesin korktuğu tecrübesiz Volkan’ın kalesinde hatasız oynaması. Çok fazla iş düşmedi ama biraz seyirci desteği, biraz da önünde oynayan defans oyuncularının yardımı ile başarılı bir maç çıkardı. Şunu söylemek istiyorum;Vederson ile Deivid gelince bu takım çok farklı olur. Önemli olan bu zor günleri az puan kaybı ile atlatmak. Bunun da yolu çalışmak ve destekten geçiyor...
Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
Gürcan Bilgiç: Bir şey değil; her şey
...Hepimizin gözü aslında Volkan Babacan'ın üstündeydi. Zamanlaması ve soğukkanlı duruşu ile hatasız oynadı. Tüm takımın iyi mücadele etmesi, G.Birliği takımının maçı pozisyonsuz bitirmesi, bu zor maçta şansıydı...
...Son sözler Güiza'nın hakkı. İlk yarıyı neredeyse ayağına top değmeden bitirdi. Ama kendisini hep maçın içinde tuttu. Her topa pres yaparak enerjisini sakınmadı ve Carlos'un enfes pasında da hak ettiği golü buldu. Taraftar takımının desteğe ihtiyacı olduğu anda tribünlere koşarak geldi. Kötü oynasa bile forması için mücadele edene övgüsünü sakınmadı. F.Bahçeli futbolcular bu ince ayrıntıyı iyi değerlendirsinler. Bu tutkuyu yabana atmasınlar, yanlarında tutsunlar, karşılarına(!) almasınlar...
Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
Hasan Ali Atasoy: Ayaklanma
Depresyondaydı, özgüven kaybına uğramıştı, kendinden, zirveden ve taraftarından iyice uzaklara, kurulmuş tuzaklara düşecekti. Hava soğuktu ama kayıp sözcüğü kutup soğuğuydu. Rüzgarın şiddeti, camia içinden ve dışından estirilen bozgun rüzgarlarının yanında meltem sayılırdı. Şeytanın sadece bacağının değil, mevcut bütün kemiklerinin ve kıkırdaklarının ortopediye sevki gerekiyordu. Çünkü ahvâl ve şerait, dahili ve harici bedhahtların arayıp da bulamadığı türdendi. En çok korktuğunuz şey, en çok korktuğunuz zamanlarda başınıza gelirdi ne de olsa...
Yazının tamamını okumak için tıklayınız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder